Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

31 Aralık 2012

2012 bize neler bıraktı?

Aslında her bitiş  yeni bir başlangıç olduğundan üzülecek bir durum yok lakin zaman su gibi akıp gidiyor o kısmı oldukça can sıkıcı ...
Biz 2012 de ailece Defne ve Derin 'in ailemize katılma hadisesine alışmaya çabaladık evet gerçekten koskoca bir yıl böyle geçti.

Onlar büyüdü gülmeye,emeklemeye,konuşmaya,adım atmaya başladı bizler de tüm yılı onları izlemekle ,geçen her günün onlara neler kattığını anlamakla geçirdik.
Geçen hafta ilk yaşlarını kutladığımızda herkes yeni yılda neler yapacağını konuşuyordu biz kendimizi doğumgünü telaşına o kadar kaptırmışız ki sanki bizim için yeni yıl prenseslerin doğumgünüyle bitip başlıyor :))

Evet biz koca yılı bebeklerin aşısı ,tatili ,yemeği ,uykusu ,eve yardımcı bulma maceraları vs gibi aslında çok sıradan bildik konularla tamamladık ama en önemlisi sağlıkla ve huzurla geçti.

Şükür daha önceki yıllarda yaşanan  acı kayıplar  ya da kötü denebilecek herhangi bir hadise olmadı bizim ailemizde!
İnşallah yalnızların kalabalıktan sıkıldığı ,hastaların çare dertlilerin de deva bulduğu,borçluların yüzünün güldüğü,evlerden kimselerin eksilmediği aksine bebek çığlıklarıyla dolduğu mutlu mesut bir yeni yıl olsun 2013!

Bu yılı ,kuzular mışıl mışıl  uyurken evimizde uğurluyoruz ,uykudan önce adet yerini bulsun diyerek noel baba şapkalarını takıp resim çekmeyi ihmal etmedik :))


Sevgiler & Mutlu Yıllar

29 Aralık 2012

İkiz Gebelik Maratonum...

22.12.2012 cumartesi günü Prenseslerimizin 1.yaşgününü kutladık!
Ben de  "Anne" olarak geride bıraktığım ilk yılda neler yaşadığımı neler hissettiğimi yazmadan önce zorlu bir maratona benzettiğim ikiz gebeliğimi daha uzun ve detaylı yazmak istedim!



Yoksa tabiki beni en çok heyecanlandıran ve gururlandıran  kısım sağ resimde görüldüğü üzere kucağımı dolduran bu iki prensesin annesi olduktan sonraki kısım :))


Benim gebeliğimin öncesinde herhangi bir düşük ya da kürtaj hikayesi olmamasına rağmen gebeliğim kısmen riskliydi çünkü çoğul gebelikti ve bu  zaten başlı başına bir risk demekti herşey yolunda giderken her an bir sürpriz olabilirdi !

Evet ben kendimi hep pozitif sonuçlar olsun diye iyi düşünmek için şartladım !
Ama o kadar uzun ,heyecanlı  ve etap etap koşulması gereken bir maraton ki ikiz gebeliği; hakikaten damalı bayrağı görene kadar hep dikkatli olmak gerek çünkü her an herşey olabilir!
Ben bu kalabalık  yolculukta o kadar şanslıydım ki; maratona  her kontrolde beni rahatlatan,pozitif ve son derece güleryüzlü doktorum sevgili Harika Bodur'la başlayıp yine O'nunla bitirdim.

7.haftada iki kalp atışı duyduğumda neler hissetiğimi tarif edemem lakin kelimeler kifayetsiz kalır!O gün akşama kadar annemlere söylemek için zor sabredip size büyük  bir sürprizimiz var dediğimde muhtemelen hamile olduğumu tahmin ettiklerinden ,sürprizi bozmamak adına ben söyleyene dek sustular ve hiç soru sormadılar.
Ben de öncelikle bebek beklediğimizi söyledim tabiki çok sevindiler ama şimdi asıl sürprizi söylüyorum dedikten sonra ilk tepkileri şu şekildeydi ;annem şoka girdi,babam sevinçten deliye döndü,kardeşim bizi öptü sarıldı sonra bir daha öptü sarıldı özetle hepsi ne yapacağını şaşırdı!Ne de olsa sürpriz hamile olmam değil ikiz bebek bekliyor olmamdı :))

İlk 10 haftaya kadar kaybolan eş sendromu denilen ikizlerden birini kaybetme korkusu ya biri giderse kalsa daha mı iyi sorusu peki ben iki bebeği sağlıkla dünyaya getirebilecek miyim endişesi ....
ikisini birden kaybetmek yerine acaba biri gitse daha mı iyi diye düşünmüş olmanın verdiği suçluluk hissi derken bunu düşünmüş olmanın bile korkunç vicdan muhasebesi....
neyseki ben bu ilk ve en zor aşamayı  üç canlı geçtim.



26 Aralık 2012

Bebeğim ve biz dergisi Ocak sayısına konuk olduk!

 
Bebeğimvebiz Ocak sayısı
 
Kızlarımın adına bu blogu açarken gebelik döneminde ve doğum sonrasında memnuniyetle kullandıklarımı pozitif yorumlarımla zevkle paylaşmaya,hoşuma gitmeyen hadise , ürün ve markalar hususunda ise nötr kalmaya niyet ettiğimden sadece beğendiklerimi zevkle ve tüm detayları ile paylaşıyorum ki bilgi edinmek isteyenler için faydalı bir kaynak olsun.
 
 
 
 
Bu bağlamda ben daha önceleri ikiz kızlarım için aldığım bugaboo bebek arabası hakkındaki yorumlarımı blogumda paylaşmıştım.
 
Bebeğim ve biz dergisi Ocak sayısında Bugaboo yu tercih etme hikayemizi paylaşmamızı isteyince biz de evimizde memnuniyetle sorularını yanıtladık.Anneliğin hissettirdikleri ve bebek alışverişindeki tercihlerimiz üzerine keyifli sohbetimiz Bebeğim ve biz dergisi ocak sayısında...


20 Aralık 2012

İstanbul'un ilk karı yağarken ben neler hissettim...

Geçen sene bu zamanlarda,en büyük korkumdu İstanbul'a kar yağması...

Karnım burnumda tarifi benim kocaman göbeğim için az bile kalırken kar nedeniyle 10-15dak mesafedeki hastaneye yetişememe endişesiyle kabuslar görür olmuştum!

Aslında kapanacak herhangi bir yokuş viyadük vs de yoktu yolumuzun üstünde ama işte tamamen önceki yıllardan kalma bir endişe ile aman nasıl olur ,ne yaparız,bebekler nasıl çıkar vs gibi sanki karda hiç bebek doğmuyormuş gibi tuhaf hamilelik paniği ile geceler sabahlara vardı.

Benim için korkulan olmadı 22aralık 2011 sabahına kadar hiç kar yağmadı aksine hava çok güzel gitti fakat sonrasında 3ay durmaksızın yağdı o ayrı !

Bu sabah tam da kızlarımın doğumgününe 2 gün kala ,kış mevsiminin yağan ilk karını seyrederken o kadar  hoşuma gitti ki anlatamam!
Beyaz rengiyle tüm kötü görüntüleri örten ,ağaçları  da birer sanat eseri haline dönüştüren kar taneleri pek bir güzel gözüktü gözüme camdan bakınca ama sonra geçen seneki korkularım geldi aklıma  ve tabiki bugünlerde bebeğini koklamaya hazırlanan anne adaylarının durumu!

İnşallah geçen seneki gibi günlerce yağıp taze annelere kötü sürprizler yapmaz!


15 Aralık 2012

İBS Anne Bebek Fuarı'ndaydım

 
 
 
Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonunda kurulan   İbs Anne Bebek Fuarı'nı ilk gününde yine benim gibi ikiz annesi bir arkadaşımla gezdim.
İki ayrı katta ürünlerini sergiliyor firmalar açıkçası koridor aralıkları her ne kadar geniş olsa da bebek arabasıyla gezmek yerine ben bebeksiz çok daha keyifle ve kolaylıkla gezdim !

Giriş katında eski , yeni ağırlıklı bebek odası mobilya markaları yeralıyor.Alt katta ise çoğunluğu anne olduktan sonra aynı zamanda  girişimci olan annelerin firmalarıyla şenlenmiş adeta!

Bundan olmalı ki üst kattaki  resmiyet alt katta yerini daha samimi ve sıcak bir ortama bırakıyor .Çoğunlukla gözüme çarpan parti süslemesi yapan firmalardı.
Ayrıca fuarda gün boyunca devam eden seminerler ve çocuk aktiviteleri de mevcut.

Ancak fuarın genelinde bazı firmalar son derece şık sunumlarla ürünlerini tanıtırken malesef bazıları çok özenmemiş gibi her nedense! Fuarda ürünlerini sergileyip satış yapmayan ama potansiyel müşterileri başka mağazalara yönlendirenler de var ki oldukça enteresan!Örneğin otokoltuğu almak için gelen arkadaşım herhangi bir bebek  mağazasına  gitse kesinlike buradakinden  çok daha fazla seçenek bulur.

Mermer fuarlarının ihtişamına ,ürün sunumlarındaki gösterişe vs. alışkın olduğumdan bana sönük gelmiş olabilir ama kendi adıma ne iyi ne de kötü diyemem çok orta seviyede bir fuar!Belki anne ve bebek ürünlerinin yanında fazla sayıda çocuk ürünleri eklenirse muhtemelen fuara ilgi daha fazla olabilir.





 
 

 

10 Aralık 2012

İkiz Anneleri Anlatıyor -3 Özlem Esoy

İkizlere hamile kaldığını öğrenip acaba başkaları ne hissetmiştir ya da ne yaşamıştır diye düşünen"şanslı" anne adayları için İkiz gebeliği ile ilgili doğum hikayeleri devam ediyor.Benim gibi iki kız annesi olan arkadaşım Özlem Ersoy anlatıyor.
               
             Merak edenler için İşte Zeynep Ela ve Elif Nil' in doğum hikayesi ...


 

    1-      İkiz bebek beklediğini ilk duyduğunda neler hissettin?İki bebeği hem fiziksel hem de psikolojik olarak taşımak ve doğurmak oldukça zor peki senin için  bu dönem nasıl geçti? Neler yaşadın?

Özlem-Ben ,bazı hormonal sorunlarım nedeniyle mikroenjeksiyon yöntemiyle ikizlerimi kucağıma aldım. İki embriyo transfer edildiği için çoğul gebelik  tahmin edilen bir ihtimaldi benim için. Ancak transfer yapıldıktan sonraki dönem ,test sonucunu alana kadar çok zor geçti  .
İlk yapılan testte değerlerim düşük çıktığı için doktor emin olamayıp iki gün sonra testin tekrar edilmesini istediğinde hayal kırıklığı yaşadım ancak  iki gün sonra hayal kırıklığım büyük bir sevince dönüştü.Hamile olmadığımı düşünürken ikiz bebek sahibi olacağımı öğrenmem muhteşem bir duyguydu.Kelimelerle anlatabileceğim ve  buraya sığdırabileceğim bisey değil bu çünkü tahmininizden çok daha fazlası.


2- İkizlere gebelik sürecinde herhangi bir erken doğum tehlikesi yaşadın mı?
 
Özlem -İlk üç ay dışında  rahat bir hamilelik yaşadığım için açıkçası erken doğum hiç düşünmek istemediğim bir durumdu.Son dönemde vücudum şişmeye başladıkça endişelensem  de  doktorum  gayet iyi olduğumu söyledikçe rahat bir nefes alıyordum.
32. haftada gelen bir sancıyla her ne kadar  korksamda  37,5 haftaya kadar kızlarımla birlikte dayandık!
3-Sence ikiz annesi olmanın, Anne olmaktan farkı nedir?
 
Özlem -Ben ikiz annesi olduğum için kendimi seçilmiş ve özel hissediyorum.Bu belki kendimi biraz şımartmamla alakalı da olsa aynı anda yaşıt iki çocuğa bakmak gerçek bir sabır işi.İkiz anneliğinin yükü , dışardan görenlerin söylediği gibi tek bebek bakımının iki katı değil sadece ama bunun ne demek olduğunu yine  ancak bir diğer ikiz annesi anlayabilir.Aynı anda kendi canından iki can sevmek herkese nasip olmaz.Her ne kadar zor olsa da aynı zamanda bir o kadar güzel ve eşsiz bir duygu bu !

4-Bebeklerin bakımı her anlamda zor olsa da ikizlerin sayesinde kimi zaman kendini diğer annelerden daha farklı ve özel hissettiğin oluyor mu?
 
Özlem -İkiz çocuk bakmak gerçekten sabır ve büyük özveri gerektiriyor. Bir de  çocuk sahibi olmadan önce aktif bir sosyal yaşantıya sahip annelerin çok daha büyük fedakarlıkta bulunması gerekiyor.Ben doğumdan sonra bir daha hiç dışarı çıkamayacağımı düşünüyordum ama şimdi en yakın arkadaşlarım ,kızlarım.Herşeyi onlarla yapmaktan büyük keyif alıyorum özellikle  onları başbaşa bırakıp uzaktan izlemek gibisi yok gercekten.


5- Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse var mı? Her ikisine de anne sevgisini eşit oranda hissettirebilmek için nasıl bir yöntemin var ?
Özlem -Kızlarıma annem ve  yardımcımızla birlikte bakıyoruz.Kızlarımdan biri ilk 6 ay anne sütü aldı ve bıraktı diğeri ise neredeyse 11 aylık oldular ve halen anne sütü almaya devam ediyor.Anne sütü alan kızım bana daha düşkün adeta süt yüzünden  bağımlı gibi.Diğeri ise biraz daha kendi halinde.İkisine karşı her şekilde ve koşulda eşit olmaya özen gösteriyorum ama özel bir taktiğim yok açıkçası bunun için,zaten ikizlerle hayat planlı yaşanmıyor :))
 
6-      Maddi ve manevi olarak tüm zorluklarına rağmen kendi yaşamına nasıl devam ediyorsun? Çalışıyor musun? Sosyal yaşantının neresindesin? Yoksa hala duş almak ve kahve içmek  senin için bir lüks mü?


Özlem -Bebek sahibi olmak zaten maddi manevi  insanı zorlayan bir hadise hele bir de  ikiz bebek sahibi olunca çok daha zor.Maması,bezi,mendili,biberonu,giyimi  vs. eksikleri hiç bitmiyor.Çok şükür ki evladı veren Allah aynı zamanda üstesinden gelebilme gücünü de  veriyor.Aslında ben, kızlarıma annemle birlikte baktığım için çok şanslıyım.Sözetmişken  canım anneme de teşekkür etmeden geçemem  tam  11 aydır bizimle bıkmadan usanmadan yaşadığı için …İnsanın annesinin yanında olması kadar güven veren bir şey olamaz! Bazen annem sayesınde eşimle akşamları dışarı çıkıp başbaşa  vakit geçirebiliyorum  ve sadece  bu yüzden bile  kendimi şanslı hissediyorum.

7-      İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Onlarla gezmeye, seyahate ,kısacası yeni hayatınıza yeterince adapte olabildin mi?
 
Özlem -Kızlarımla yaşamaya çok ama çok alıştım.Bazen ben  evdeki işlerimi rahat yapayım diye annem yardımcımızla birlikte  kızları alıp dışarı çıkıyor ama onlar evden çıktığı an, evde büyük bir boşluk  hissediyorum.Aslında kızlarım doğmadan önceki  4,5 yıl boyunca ben bu evde hep yalnızdım ama onların varlığına o kadar alıştım ki kızlarım olmadan bir hayat düşünemiyorum şimdi.Akşam uyku saatleri dışında günün her saatinde , her yere onlarla gidip geliyorum.Kimi zaman çok yorucu olsa da birlikte dışarı çıkmaktan çok keyif alıyorum üstelik durum böyle olunca acaba ne yapıyorlar diye aklım da evde kalmıyor
 
8- Sence ikiz anneleri acınacak durumda mı yoksa  pratik ve hızlı yaşamlarıyla alkışlanacak konumda mıdır?
 
Özlem -Dışardan her gören bana acıyarak baksa da hep güç kuvvet dilese de insan içinde bulunduğu  tempoda yaşamaya alışıyor.
Evet!  Çok yoruluyorum evet uykusuzum ama buna alıştım.Üstelik hayatı herkesten daha hızlı yaşadığım için kendimi daha dinç hissediyorum. Ayrıca artık pratik olan herşeye kabul diyerek hayatımı kolaylaştırmaya bakıyorum  :))
9-  İkiz bebek annesinin daima pozitif olması zordur ancak tüm zahmetlerine rağmen yine de hayata mutlu bakmayı başarabiliyor musun?
Kızlarımdan sonra hayata çok daha pozitif bakıyorum aslında.Onların varlığı yeter üstüne bir de gülücükleri ,öpücükleri eklenince değmeyin keyfime.Kızlarımdan çok şey öğrendim üstelik  artık herkese karşı daha sabırlı ve daha vicdanlıyım.

10-  "Tek çocuk, hiç çocuk" cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Özlem -Biz iki kardeşiz ve kardeşim adeta benim canımın bir parçası diyebilirim.Kalabalık aileler çok hoşuma gidiyor o yüzden daha fazla kardeşim olmasını isterdim hatta .
Kızlarım  Ela ve Nil henüz 11 aylık olmalarına rağmen birbirlerinin farkındalar ve bence şimdiden kardeşliğin ne olduğunu birbirlerine hissettiriyorlar .Gelecekte ne kadar şanslı olduklarını daha iyi anlayacaklar.Bu yüzden tek çocuk olayına karşıyım ben.Herkesin bu hayatta düşünmeden sırtını yaslabileceği en az bir kardeşi olmalı bence..

 

3 Aralık 2012

İkiz Anneleri Anlatıyor-2 Burçak Bodur

 
İkizlere hamile kaldığını öğrenip acaba başkaları ne hissetmiştir ya da ne yaşamıştır diye düşünen"şanslı" anne adayları için İkiz gebeliği ile ilgili doğum hikayeleri devam ediyor. İkizlerinin yanında bir de 4yaşında oğlu olan tecrübeli arkadaşım Burçak Bodur anlatıyor.

Merak edenler için İşte Efe Arhan'ın kardeşleri Uras ve Beril'in doğum hikayesi ... 
 
 




1- İkiz bebek beklediğini ilk duyduğunda neler hissettin?İki bebeği hem fiziksel hem de psikolojik olarak taşımak ve doğurmak oldukça zor peki senin için bu dönem nasıl geçti? Neler yaşadın?


Burçak- Bu benim ikinci doğumum, ilk gebeliğimi de gayet rahat bir şekilde 38.hafta sonuna kadar yasamış ama bebek kilolu beklendiği için planlı sezeryanla dünyaya getirmiştim.

Oğluma kardeş istemeye başladığımızda aklımızdan hiç "ya ikiz olursa?" sorusu geçmemişti. Zira gebeliğimin başında doktorumdan duyduğumuz "burda size bir sürpriz var" sözlerini ömrüm boyunca unutmam mümkün değil!


ilk anın şokunu ,eşimin gözlerindeki parlamayı gördüğümde hemen atlattım, ardından da bebekleri koruyabilmek için gerekli tedbirler ve ilaçlarla ilgili doktorumla konuşma derken asıl adaptasyon sürecimiz başladı.

Yavaş hareketler, ağır kaldırmama gibi tanıdık tedbirlerin yanında bir de 3 yaşındaki küçücük oğlumun bakımını nasıl yapacağım gibi bir sürü soru kafamda dolanıp duruyordu. Bu dönemde yardımıma tabiki önce eşim koştu, onun desteği olmasaydı nasıl bir gebelik yaşardım tahmin bile edemiyorum.

Ancak ilk anda yaşadığımız "artık üç cocuğumuz var" şaşkınlığımız halen sürüyor,halen büyük oğlumu oyun oynarken şaşkın bakışlarla izleyen ikizlerimi gördükçe ilk günkü heyecanı ve beraberinde gururu yaşıyorum,adeta mutluluğum içimden taşıyor!


İkiz gebeliğin, tekil gebelikten çok önemli farkları var. Bence en önemlisi 6 aylık karnımın, önceki gebeliğimin 9 aylık boyutlarına ulaşmış olmasıydı. İlk gebeliğimin son haftasında bile giydiğim elbiseleri 6. aydan sonra giyemedim!

Son haftalarımda yaşadığım ciddi soğuk algınlığını da saymazsam oldukça sorunsuz bir gebelik yaşadım diyebilirim!


2- İkizlere gebelik sürecinde herhangi bir erken doğum tehlikesi yaşadın mı?

Burçak-Erken doğum tehlikesi hiç yaşamadım.


3- Sence "ikiz annesi" olmanın, anne olmaktan farkı nedir?

Burçak-Anne olmanın tek çocuk annesi yada iki/üc cocuk annesi olmakla değiştiğine inanmıyorum.


Ama "bebek/çocuk bakımı" açısından sorarsanız , tek bebeğin bakımını da yaşamış bir anne olarak hiçbir alakası olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Çok daha yorucu ve zor..Ama daha zevkli olduğunu da söylemeden geçemem!

İki (benim durumumda üç ) çocuğun devamlı yediklerinin içtiklerinin ve uykularının takibi , bunun yanında bir birey olarak özel ve sosyal hayatını da korumaya çalışmak bir kadının bedenine ilk günlerde oldukça ağır gelen şeyler. Ancak zamanla içgüdüsel olarak daha güçlenerek bu tempoya ayak uydurmaya ve hatta önüne geçmeye başlıyorsun.

4- Bebeklerin bakımı her anlamda zor olsa da ikizlerin sayesinde kimi zaman kendini diğer annelerden daha farklı ve özel hissettiğin oluyor mu?

Burçak-Bunu hamile kaldığımdan beri hissediyorum. Aynı anda iki bebeğe birden sahip olmak çok büyük bir şans..


Çocuklarıma her baktığımda hiç yanlız kalmayacaklarını düşündükçe tarif edilemeyecek kadar mutlu oluyorum. Ben tek çocuk olduğum için kendi çocuğumun tek kalmasını hiç istemedim..


5- Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse var mı? Her ikisine de anne sevgisini eşit oranda hissettirebilmek için nasıl bir yöntemin var ?

Burçak-Doğumdan itibaren annem bizimle kalmaya başladı. O da eşim gibi sabah işe gidip akşam döndükten sonra da sanki hiç yorgun değilmiş gibi bütün gece bebeklerin bakımına yardım etti. Ev işleri için de ilk 4 aylık dönemde her gün gelen bir yardımcım vardı, o işi bıraktıktan sonra annem işi bırakıp devamlı yanımda kalmaya başladı. Açıkçası annem olmasaydı bebeklere nasıl bakardım, büyük oğlumla nasıl ilgilenirdim hiç bir fikrim yok!Ona çok şey borçluyum!


Bizim durumumuzda; büyük oğlumun psikolojisinin kötü etkilenmemesi herşeyden daha önemliydi. Bebeklerim ilk doğduklarında beslenme dışındaki ihtiyaçlarını evdeki diğer kişilere yaptırmaya dikkat edip zamanımı büyük oğlumla geçirmeye çalıştım. Oğlumun kardeşlerinin varlığına alışmaya başlaması ile beraber bu kez de ortamı normal hale getirmeye çalıştım,Ona halen anlatmaya çalıştığım ; 'bu evin "bizim" evimiz olduğu ve beşimizin de her konuda aynı hakka sahip olduğudur'şeklinde.


Okuduğum tüm kaynaklarda özellikle ikiz bebeklerin dış dünyayı algılamaya başladıklarından itibaren "ayrı" birer birey olduklarını da anlamaları için anne ve babanın onlarla özel zaman geçirmeleri gerektiği yazıyordu. Bu nedenle ben bebeklerimi en başından beri birbirinden ayrılmış bir elmanın iki yarısı gibi değil de , sırayla dünyaya gelmeleri gerekirken aynı anda gelmeye karar vermiş bebekler gibi görüyorum. Devamlı onlarla konuşmaya, ayrı ayrı ve birlikte zaman geçirmeye, sevmeye ve abileri ve babalarının da olduğu ortamlarda bulundurmaya gayret ediyorum.


6- Maddi ve manevi olarak tüm zorluklarına rağmen kendi yaşamına nasıl devam ediyorsun? Çalışıyor musun? Sosyal yaşantının neresindesin? Yoksa hala duş almak ve kahve içmek senin için bir lüks mü?

Burçak-Çalışmıyorum, bebeklerim anaokulu çağına gelene kadar da düşünmüyorum.

Bebeklerim 7,5 aylık oldular. Artık gün içinde hangi saatlerde uyuduklarını yada ne zaman acıktıklarını bildiğim için ev hayatım kolaylaştı. Onlar uykudayken özellikle kendime vakit ayırmaya dikkat ediyorum. Doğumdan önceki dönemlere nazaran çok dışarı çıkamasam da internet sayesinde devamlı kendimi sosyal hayatın içinde tutmaya çalışıyorum.

7- İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı?Onlarla gezmeye, seyahate ,kısacası yeni hayatınıza yeterince adapte olabildin mi?

Burçak- Artık, evet.. İlk aylarımızı "kaçta beslenmişlerdi, kaçta uyanmışlardı "vb sorularla geçirirken ne evde ne de bebeklerde bir düzen kurabilmek pek mümkün olmadı. Fakat 3 aylık olduktan sonra artık yavaş yavaş dışarıya çıkmaya, ev gezmelerine başladık. Büyük oğlumdan tecrübe ettiğim kadarıyla bebeklerim 2.5 / 3 yaşlarına gelene kadar zor bir dönem yaşayacak olsam da bakımla ilgili ihtiyacları azalacak hatta bazıları kesilecek ve hayat gitgide kolaylaşacak.


8- Sence ikiz anneleri acınacak durumda mı yoksa pratik ve hızlı yaşamlarıyla alkışlanacak konumda mıdır?

Burçak-Aslında yanıtı sorunun içinde saklı :)

Bence ikiz annelerinin, hayatlarını daha kolay, eğlenceli ve aktif geçirebilmeleri için pratik ve hızlı olmaları gerekir. Aksi taktirde çocuklarına, eşlerine en başta da kendilerine yetmeleri pek mümkün değil gibi geliyor bana.



9- İkiz bebek annesinin daima pozitif olması zordur ancak tüm zahmetlerine rağmen yine de hayata mutlu bakmayı başarabiliyor musun?

Burçak-Enerjimin düşüp yüzümün gülmediği zamanlar olmuyor değil, fakat çocuklarımın bana her gülüşünde, bebeklerimin abilerine olan ilgisini ve onu gördükleri anda attıkları kahkahaları gördükçe sıfırlanıp adeta yenileniyorum.


10- "Tek çocuk, hiç çocuk" cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Burçak-Altına imzamı atarım...


30 Kasım 2012

İkiz Anneleri Anlatıyor -1 Melis D.Çalapkulu


İkizlere hamile kaldığını öğrenip acaba başkaları ne ,hissetmiştir ya da ne yaşamıştır diye düşünen"şanslı" anne adayları için İkiz gebeliği ile ilgili doğum hikayeleri paylaşmak istedim. Gazeteci arkadaşım sevgili Melis'le başlıyorum.



Merak edenler için İşte Mehmet ve Deniz 'in doğum hikayesi ...
 



1- İkiz bebek beklediğini ilk duyduğunda neler hissettin?
İki bebeği hem fiziksel hem de psikolojik olarak taşımak ve doğurmak oldukça zor peki senin için bu dönem nasıl geçti? Neler yaşadın?

Melis -Biz eşimle yaklaşık beş yılda dört kez tüp bebek denedik ve sonunda ikizlere hamile olduğumu öğrendiğimde mutluluktan deliye dönmüştüm. Hamileliğim çeşitli sağlık sorunları ve bebeklerimi kaybetme riskiyle çok zor geçti ve evet, karnında iki bebeği birden taşımak, (ki ben çok kilo almadım) gerçekten çok zor. Ama bir o kadar da muhteşem bir şey. Düşünsene, içinde iki tane canlının oynadığını hissediyorsun… Onları göreceğim günün heyecanıyla bütün sıkıntıların üzerinden geldim.


2- İkizlere gebelik sürecinde herhangi bir erken doğum tehlikesi yaşadın mı?

Melis -Yedi aylık hamileyken babamı kaybettim ve bunu gecenin saat 02.00’sinde uykudan uyanıp öğrendim. O panikle bir anda müthiş bir sancı girdi. Eyvah dedim kendi kendime, erken doğum yapıyorum sanırım. Ama annelik çok acayip bir şeymiş. Bir an kendimi toparladım ve bebeklerimi kaybetmemek için kendimi sakinleştirmeye çalıştım sürekli. O gece çok zor geçti. Ama geçti işte. Hayat böyle bir şey. Birileri doğarken birileri ölüyor ve hayat devam ediyor. Sonuç olarak 37. haftada, ikizler için gayet normal bir zamanda bebeklerimi doğurdum.

3- Sence ikiz annesi olmanın, Anne olmaktan farkı nedir?

Melis - Bence en büyük farkı bölünmek. Her anlamda... Bedeninin bölünmesi, kalbinin bölünmesi, ruhunun bölünmesi ve tabii ki uykularının bölünmesi!

4- Bebeklerin bakımı her anlamda zor olsa da ikizlerin sayesinde kimi zaman kendini diğer annelerden daha farklı ve özel hissettiğin oluyor mu?

 Melis- Tabii ki diğer annelerden çok farklı bir yaşamım var. Duygu olarak da fiziksel şartlar olarak da… Geçen çocuk doktoruna gittik. Bebekleri soyup giydirirken doktor şaştı kaldı, ‘Ne kadar hızlısınız böyle!’ diye. Başka şansım yok ki. Ben de isterdim, bebeklerime banyodan sonra uzun uzun masaj yapayım, hangisi ne zaman istese onun istediği kadar kucağımda tutabileyim. Ama bazı şeylerden fedakarlık etmemiz gerekiyor. Çünkü o sırada diğeri karnı aç meme emmeyi bekliyor oluyor. Birinin açlığı diğerinin masaj keyfinin önüne geçiyor. Bu arada benim yorgunluğum da ikiye katlanıyor tabii. Ama yine de ikisine birden sahip olmak, ikisinin ayrı ayrı gelişimlerini, karakter özelliklerini vs izlemek müthiş zevkli. Hele de benimkiler bir kız bir erkek olduğu için her günümüz farklı zorluklara ama aynı zamanda farklı heyecanlara ve mutluluklara gebe…

 5- Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse var mı? Her ikisine de anne sevgisini eşit oranda hissettirebilmek için nasıl bir yöntemin var ?

 Melis- Annem bizimle birlikte yaşıyor ve bu benim hayattaki en büyük şansım. Çok klasik olacak ama ben gerçekten annemin kıymetini anne olduktan sonra anladım. Ana gibi yar olmuyormuş gerçekten. Bir de o kadar şanslıyım ki, annem benden çok daha sakin ve yumuşak bir kadın. Başlarda benden iyi bakıyordu zaten bebeklere. Kızım kolikti ve bir tek annemde susuyordu. Anne sevgisini eşit hissettirme konusuna gelince… Bu benim en büyük sıkıntılarımdan biri. Tabii ki tıpkı sağdığım sütümü eşit bölmeye ne kadar dikkat ediyorsam, sevgimi de eşit bölmeye o kadar dikkat ediyorum ama bunu biraz da çocukların karakteri belirliyor. Benim kızım tuttuğunu koparan bir tip. Daha altı aylık ama maşallah taleplerini bi güzel anlatıyor ki görmeyin! Eğer kucağımda olmak istiyorsa öyle bir ağlıyor ki ne yapıp edip kendini aldırıyor. Oğlumsa daha sakin yapılı bir çocuk. Kız kucağımdayken uzaktan öylece bakıyor. İstiyor ama ağlamıyor. İçim gidiyor o zaman. Hemen kızı bırakıp bir iki dakika alıyorum ama inanın kızın çığlıklarına katlanmak bazen çok zor olabiliyor! Doktora danıştığımda bana, eşit olduklarını hissettirebilmek için gün içinde mutlaka ara ara ikisini aynı anda kucağıma almamı önerdi. Ben de öyle yapmaya çalışıyorum.


6- Maddi ve manevi olarak tüm zorluklarına rağmen kendi yaşamına nasıl devam ediyorsun? Çalışıyor musun? Sosyal yaşantının neresindesin? Yoksa hala duş almak ve kahve içmek senin için bir lüks mü?

 Melis-Açıkçası ilk üç ay kendi yaşamım diye bir şey yoktu. Sonra ara ara da olsa onları birkaç saatliğine bırakıp çıkmaya, bir kahve içmeye, kuaföre gitmeye, diğer ikiz anneleriyle buluşmaya vs başladım. Yoksa kafayı yiyecektim zaten. Ben işim açısından şanslıyım. Gazeteciyim ve yöneticilerim anlayış gösterdiği için bebekler 11 aylık olana kadar evden yazı yazıyorum. Bu da bana çok iyi geldi doğrusu. Hem işimden kopmadım hem de çok küçüklerken bebeklerimden uzun süre ayrılmak zorunda kalmadım. Allah çalışan ve çalışmayan bütün annelerin yardımcısı olsun, ikisinin de ayrı zorlukları var.


7- İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Onlarla gezmeye, seyahate ,kısacası yeni hayatınıza yeterince adapte olabildin mi?


Melis - İkizlerle yaşama biraz alıştım ama tam olarak alışmak nasıl olur bilemiyorum.Çünkü her ay gelişimlerine göre yeni yeni huylarla karşılaşıyoruz. Ama onlarla şehir içinde gezmeyi üç aylık olduklarından beri yapmaya çalışıyorum. İkiz puseti kullanamadığımız için mutlaka annemle birlikte çıkmam gerekiyor. Ama zaman zaman çok zor olsa da yılmayıp çıkıyorum ki alışsınlar.


8- Sence ikiz anneleri acınacak durumda mı yoksa pratik ve hızlı yaşamlarıyla alkışlanacak konumda mıdır?

Melis - İkiz anneleri tabii ki alkışlanmayı hak ediyor. Özellikle yardımcısı olmayan ikiz anneleri bence yeryüzündeki en mübarek insanlar! Üçüz annelerini ise söz konusu etmiyorum bile J

 9- İkiz bebek annesinin daima pozitif olması zordur ancak tüm zahmetlerine rağmen yine de hayata mutlu bakmayı başarabiliyor musun?

Melis - Açıkçası bazen başarabiliyorum, bazen başaramıyorum. Depresyona girmeye çok müsait bir alan bence. Ama yine de genel olarak baktığım zaman ikiz annesi olduğum için çok mutlu bir kadınım ben!


10- "Tek çocuk, hiç çocuk" cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Melis - Tek çocuk anneleri şimdi bana sinir olacaktır ama söylemeden edemeyeceğim Yapmayın ya, ne kadar zor olabilir ki!

26 Kasım 2012

Geçmişten Günümüze Bebek Ürünleri Sergisi -2

 
E-bebek "Geçmişten Günümüze Bebek Ürünleri Sergisi" Anadolu Yakası Palladium Avm de giriş katında sergileniyor.Daha önce Trump Towers Avm deki görüntüler çok hoşuma gittiğinden resimleri paylaşmıştım.Bu kez farklı ve daha da eski tarihli pek çok ürün eklenmiş en çok hoşuma gidenleri ve genel görüntünün resimlerini de paylaşıyorum.Favorim kesinlikle jean kumaşla kaplı sol resimdeki bebek arabası.
 
 





 



23 Kasım 2012

Kız Babalarına Özel Mektuplar ...İmza Kızın'da...

Günlük hayatta ,sosyal medyada hepimiz anneler ve çocuklarından bahsediyoruz  peki ya babalar?
Ve babasının gözünde hiç büyümeyen korunup kollanan kız çocukları ?

Her kız çocuğu eşit doğsada malesef eşit büyüyemiyor!
Kimisi babaevinde pamuklara sarılarak büyürken kimisi terkedilmiş ya da hiç babasını tanımamış bile olabiliyor.

İşte şartlar ne olursa olsun belki sitem,belki teşekkür ,belki biraz hüzün yüklü olsa da sonuçta her kız evladın er ya da geç babasına söyleyecek birkaç cümlesi mutlaka vardır diye düşünüyorum.


Bu düşüncelerle yola çıkan farklı dünyalardan, yaşları 8 ile 75 arasında değişen, 114 kız evlat babalarına tüm söylemek istediklerini birer mektupla anlattılar.
Üç güzel yürekli insan Banu Özkan Tozluyurt,Selgin GB,Esra Aylin Akalın  bu güzel buluşmaya vesile oldu ve sonunda bu kitap ortaya çıktı.  " İmza Kızın "



22 Kasım 2012

1.Doğumgünü fikirlerinizi bekliyorum...

Bugün itibarıyla bizim evin prensesleri tam 11aylık oldular.Onlarla zaman o kadar hızlı geçti ki;karlı gecelerde sabah olsun aman yaz gelsin derken ilk doğumgünlerini kutlamamıza çok az zaman kaldı.

Evet ,tahmin edildiği üzere beni tatlı bir telaş sardı.Kızlarımın ilk doğumgünü benimse anneliğimin 1.yılını kutlamamızın heyecanını hissediyorum.

Doğum kadar özel bir duyguymuş bu,insan yaşamadan tahmin edemiyor tabiki!


Şimdiden başladım düşünmeye  pasta nasıl olmalı,şeker hamurundan mı ,
üç boyutlu mu ,ne giydirmeliyim etek mi elbise mi ,gelen davetlilere ne ikram etmeliyim ,geldiklerine teşekkür etmek için onlara ne tarz hediyeler hazırlamalıyım şeklinde uzayıp giden pek çok soru var kafamda ...



Lakin ilk olacağından biraz da tecrübe sahibi annelere kulak veriyorum ve onları dinliyorum







"Siz tecrübeli anneler minik kuzunuzun 1.doğumgününde neler yaptınız?"
 Bana fikirlerinizle yardımcı olursanız çok memnun olurum!

19 Kasım 2012

Defne ve Derin Beden Atölyesi'nde...

2009 yılında Suadiye'de açılan Beden Atölyesi, aslında bizim kendi atölyemiz diyebileceğim ,kardeşimden ayırmadığım sevgili kuzenim milli cimnastikçi  Ebru Karaduman'a ait özel bir cimnastik salonu.


Aslında buraya sadece cimnastik salonu demek doğru olmaz çünkü  isminden de tahmin edildiği gibi burası minik bedenlerin son derece profesyonel eller tarafından işlendiği ve içlerindeki gizli kalmış cevherlerin ortaya çıkarıldığı  gerçek bir  atölye!

Çocuk sahibi  olmadan öncede ziyarete gittiğimde  pembe ve mavi mayolarının içinde cimnastik yapan minikler son derece hoşuma gidiyordu ancak Defne ve Derin doğduktan sonra anne gözüyle  Beden Atölyesi'ne bakış açım , tamamen değişti!

Çünkü kuzenimin söylediğine göre  henüz 11aylık olmalarına rağmen bizim kuzuların hareket kabiliyetleri oldukça iyi ve esneklik konusunda  her geçen gün bizleri şaşırtacak aksiyonları var.Bu yüzden aşka gelip eve iki tane 2mx1m ölçüsünde cimnastik minderi aldım.
Üstelik yoğun çalışma temposuna rağmen kızları özleyip eve gelen çok çok özel bir de cimnastik hocamız olduğundan yürümeye ,yerden değil tavandan başlayabilirler!
Şaka bir yana anladım ki, bu tarz aktiviteler için gerçekten yaş sınırı diye bir kavram yokmuş !Defne ve Derin'i  pembe mayolarının içinde ,bir cimnastik grubuna dahil oldukları günü görmek için sabırsızlanıyorum!

Doğduklarından beri  sık sık ziyaret ediyorlardı bu atölyeyi ancak henüz keşfedecek kadar büyümediklerinden pek tadına varamamışlardı! İlk kez 15kasım perşembe sabahı arkadaşım Zeynep'in 19aylık yakışıklı oğlu Arasla birlikte oyun grubuna katıldık.
işte resimler;





 
 



 

 
Beden Atölyesi'nde minikler için temel cimnastik derslerinin yanısıra spor odaklı oyun grubu,kondisyon ve streching,bale ,dans gibi pek çok alternatif bulmak mümkün.
Ayrıca yetişkinler için de pilates,dans fit,
aikido gibi aktiviteler var.


Suadiye/Bağdat Caddesi merkez salon dışında Levent Tekfen Tower ve Ataşehir Mine Kayadır stüdyosu olmak üzere 2ayrı şubelerinde minikler için cimnastik dersleri devam ediyor.

Ücretsiz deneme derslerine katılmak ,konu hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz www.bedenatolyesi.com sitesini ziyaret edebilir ya da 0216 4455919 ve 0539 4548580 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

17 Kasım 2012

İkiz Anneleri biraraya gelirse...

 
 



12 kasım pazartesi bebekleri 0-12ay aralığındaki dokuz ikiz annesi Anadolu Yakasında buluştuk !
Ne mi konuştuk ?Çocuklarımızı  evde bırakıp gelmiş olsakta çorba tariflerini,uyku sorunlarını,ne kadar süt emdiklerini ve  tabiki bakıcı/yardımcı maceralarımızı!
İstanbul'daki ikiz anneleri olarak haftaiçi buluşmaya çabalıyoruz ve mümkün olduğunca bunu sürdürmek istiyoruz lakin bir ikiz annesini ancak başka bir ikiz annesi anlar!



Herkesin hikayesi birbirinden çok farklı ama hepsi mutlu ve pozitif ikiz anneleri!Şartlar ne olursa olsun şükretmeyi ve gülmeyi bilen anneler oldukları için herbirini ayrı ayrı takdir ediyorum.
Hikayesini anlatmak isteyen ikiz annelerinin neler yaşadıklarını yakında blog ta paylaşıyor olacağım takipte kalın!

14 Kasım 2012

Bu Odada Hayat Var!

 9 kasım cuma günü 11. Blogger Anneler&Babalar  toplantısı için bu kez Kanyon Avm B3 katında buluştuk.Toplandık ama toplantı yerine  "Hayat Odası" açılışı için!
Hayat Odası nedir derseniz aslında her avm de olan bir Bebek Bakım Odası ama bu odada diğerlerinden farklı olarak gerçekten hayat var!


 Çünkü anne ve bebeğin zorunlu ihtiyaçlarını giderirken rahat edebileceği oldukça geniş,tuvaletlerden uzak,içinde her türlü konfora sahip , tertemiz bir bebek bakım odası burası.İçinde su ısıtıcısı,bebek beşiği,mama ,bez,önlük ,temiz içme suyu vs..gibi pek çok ihtiyaç duyabileceğiniz ürün de annelerin hizmetine sunuluyor.

 

Special design for Defne ve Derin by GeCe