Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

30 Kasım 2012

İkiz Anneleri Anlatıyor -1 Melis D.Çalapkulu


İkizlere hamile kaldığını öğrenip acaba başkaları ne ,hissetmiştir ya da ne yaşamıştır diye düşünen"şanslı" anne adayları için İkiz gebeliği ile ilgili doğum hikayeleri paylaşmak istedim. Gazeteci arkadaşım sevgili Melis'le başlıyorum.



Merak edenler için İşte Mehmet ve Deniz 'in doğum hikayesi ...
 



1- İkiz bebek beklediğini ilk duyduğunda neler hissettin?
İki bebeği hem fiziksel hem de psikolojik olarak taşımak ve doğurmak oldukça zor peki senin için bu dönem nasıl geçti? Neler yaşadın?

Melis -Biz eşimle yaklaşık beş yılda dört kez tüp bebek denedik ve sonunda ikizlere hamile olduğumu öğrendiğimde mutluluktan deliye dönmüştüm. Hamileliğim çeşitli sağlık sorunları ve bebeklerimi kaybetme riskiyle çok zor geçti ve evet, karnında iki bebeği birden taşımak, (ki ben çok kilo almadım) gerçekten çok zor. Ama bir o kadar da muhteşem bir şey. Düşünsene, içinde iki tane canlının oynadığını hissediyorsun… Onları göreceğim günün heyecanıyla bütün sıkıntıların üzerinden geldim.


2- İkizlere gebelik sürecinde herhangi bir erken doğum tehlikesi yaşadın mı?

Melis -Yedi aylık hamileyken babamı kaybettim ve bunu gecenin saat 02.00’sinde uykudan uyanıp öğrendim. O panikle bir anda müthiş bir sancı girdi. Eyvah dedim kendi kendime, erken doğum yapıyorum sanırım. Ama annelik çok acayip bir şeymiş. Bir an kendimi toparladım ve bebeklerimi kaybetmemek için kendimi sakinleştirmeye çalıştım sürekli. O gece çok zor geçti. Ama geçti işte. Hayat böyle bir şey. Birileri doğarken birileri ölüyor ve hayat devam ediyor. Sonuç olarak 37. haftada, ikizler için gayet normal bir zamanda bebeklerimi doğurdum.

3- Sence ikiz annesi olmanın, Anne olmaktan farkı nedir?

Melis - Bence en büyük farkı bölünmek. Her anlamda... Bedeninin bölünmesi, kalbinin bölünmesi, ruhunun bölünmesi ve tabii ki uykularının bölünmesi!

4- Bebeklerin bakımı her anlamda zor olsa da ikizlerin sayesinde kimi zaman kendini diğer annelerden daha farklı ve özel hissettiğin oluyor mu?

 Melis- Tabii ki diğer annelerden çok farklı bir yaşamım var. Duygu olarak da fiziksel şartlar olarak da… Geçen çocuk doktoruna gittik. Bebekleri soyup giydirirken doktor şaştı kaldı, ‘Ne kadar hızlısınız böyle!’ diye. Başka şansım yok ki. Ben de isterdim, bebeklerime banyodan sonra uzun uzun masaj yapayım, hangisi ne zaman istese onun istediği kadar kucağımda tutabileyim. Ama bazı şeylerden fedakarlık etmemiz gerekiyor. Çünkü o sırada diğeri karnı aç meme emmeyi bekliyor oluyor. Birinin açlığı diğerinin masaj keyfinin önüne geçiyor. Bu arada benim yorgunluğum da ikiye katlanıyor tabii. Ama yine de ikisine birden sahip olmak, ikisinin ayrı ayrı gelişimlerini, karakter özelliklerini vs izlemek müthiş zevkli. Hele de benimkiler bir kız bir erkek olduğu için her günümüz farklı zorluklara ama aynı zamanda farklı heyecanlara ve mutluluklara gebe…

 5- Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse var mı? Her ikisine de anne sevgisini eşit oranda hissettirebilmek için nasıl bir yöntemin var ?

 Melis- Annem bizimle birlikte yaşıyor ve bu benim hayattaki en büyük şansım. Çok klasik olacak ama ben gerçekten annemin kıymetini anne olduktan sonra anladım. Ana gibi yar olmuyormuş gerçekten. Bir de o kadar şanslıyım ki, annem benden çok daha sakin ve yumuşak bir kadın. Başlarda benden iyi bakıyordu zaten bebeklere. Kızım kolikti ve bir tek annemde susuyordu. Anne sevgisini eşit hissettirme konusuna gelince… Bu benim en büyük sıkıntılarımdan biri. Tabii ki tıpkı sağdığım sütümü eşit bölmeye ne kadar dikkat ediyorsam, sevgimi de eşit bölmeye o kadar dikkat ediyorum ama bunu biraz da çocukların karakteri belirliyor. Benim kızım tuttuğunu koparan bir tip. Daha altı aylık ama maşallah taleplerini bi güzel anlatıyor ki görmeyin! Eğer kucağımda olmak istiyorsa öyle bir ağlıyor ki ne yapıp edip kendini aldırıyor. Oğlumsa daha sakin yapılı bir çocuk. Kız kucağımdayken uzaktan öylece bakıyor. İstiyor ama ağlamıyor. İçim gidiyor o zaman. Hemen kızı bırakıp bir iki dakika alıyorum ama inanın kızın çığlıklarına katlanmak bazen çok zor olabiliyor! Doktora danıştığımda bana, eşit olduklarını hissettirebilmek için gün içinde mutlaka ara ara ikisini aynı anda kucağıma almamı önerdi. Ben de öyle yapmaya çalışıyorum.


6- Maddi ve manevi olarak tüm zorluklarına rağmen kendi yaşamına nasıl devam ediyorsun? Çalışıyor musun? Sosyal yaşantının neresindesin? Yoksa hala duş almak ve kahve içmek senin için bir lüks mü?

 Melis-Açıkçası ilk üç ay kendi yaşamım diye bir şey yoktu. Sonra ara ara da olsa onları birkaç saatliğine bırakıp çıkmaya, bir kahve içmeye, kuaföre gitmeye, diğer ikiz anneleriyle buluşmaya vs başladım. Yoksa kafayı yiyecektim zaten. Ben işim açısından şanslıyım. Gazeteciyim ve yöneticilerim anlayış gösterdiği için bebekler 11 aylık olana kadar evden yazı yazıyorum. Bu da bana çok iyi geldi doğrusu. Hem işimden kopmadım hem de çok küçüklerken bebeklerimden uzun süre ayrılmak zorunda kalmadım. Allah çalışan ve çalışmayan bütün annelerin yardımcısı olsun, ikisinin de ayrı zorlukları var.


7- İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Onlarla gezmeye, seyahate ,kısacası yeni hayatınıza yeterince adapte olabildin mi?


Melis - İkizlerle yaşama biraz alıştım ama tam olarak alışmak nasıl olur bilemiyorum.Çünkü her ay gelişimlerine göre yeni yeni huylarla karşılaşıyoruz. Ama onlarla şehir içinde gezmeyi üç aylık olduklarından beri yapmaya çalışıyorum. İkiz puseti kullanamadığımız için mutlaka annemle birlikte çıkmam gerekiyor. Ama zaman zaman çok zor olsa da yılmayıp çıkıyorum ki alışsınlar.


8- Sence ikiz anneleri acınacak durumda mı yoksa pratik ve hızlı yaşamlarıyla alkışlanacak konumda mıdır?

Melis - İkiz anneleri tabii ki alkışlanmayı hak ediyor. Özellikle yardımcısı olmayan ikiz anneleri bence yeryüzündeki en mübarek insanlar! Üçüz annelerini ise söz konusu etmiyorum bile J

 9- İkiz bebek annesinin daima pozitif olması zordur ancak tüm zahmetlerine rağmen yine de hayata mutlu bakmayı başarabiliyor musun?

Melis - Açıkçası bazen başarabiliyorum, bazen başaramıyorum. Depresyona girmeye çok müsait bir alan bence. Ama yine de genel olarak baktığım zaman ikiz annesi olduğum için çok mutlu bir kadınım ben!


10- "Tek çocuk, hiç çocuk" cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Melis - Tek çocuk anneleri şimdi bana sinir olacaktır ama söylemeden edemeyeceğim Yapmayın ya, ne kadar zor olabilir ki!

26 Kasım 2012

Geçmişten Günümüze Bebek Ürünleri Sergisi -2

 
E-bebek "Geçmişten Günümüze Bebek Ürünleri Sergisi" Anadolu Yakası Palladium Avm de giriş katında sergileniyor.Daha önce Trump Towers Avm deki görüntüler çok hoşuma gittiğinden resimleri paylaşmıştım.Bu kez farklı ve daha da eski tarihli pek çok ürün eklenmiş en çok hoşuma gidenleri ve genel görüntünün resimlerini de paylaşıyorum.Favorim kesinlikle jean kumaşla kaplı sol resimdeki bebek arabası.
 
 





 



23 Kasım 2012

Kız Babalarına Özel Mektuplar ...İmza Kızın'da...

Günlük hayatta ,sosyal medyada hepimiz anneler ve çocuklarından bahsediyoruz  peki ya babalar?
Ve babasının gözünde hiç büyümeyen korunup kollanan kız çocukları ?

Her kız çocuğu eşit doğsada malesef eşit büyüyemiyor!
Kimisi babaevinde pamuklara sarılarak büyürken kimisi terkedilmiş ya da hiç babasını tanımamış bile olabiliyor.

İşte şartlar ne olursa olsun belki sitem,belki teşekkür ,belki biraz hüzün yüklü olsa da sonuçta her kız evladın er ya da geç babasına söyleyecek birkaç cümlesi mutlaka vardır diye düşünüyorum.


Bu düşüncelerle yola çıkan farklı dünyalardan, yaşları 8 ile 75 arasında değişen, 114 kız evlat babalarına tüm söylemek istediklerini birer mektupla anlattılar.
Üç güzel yürekli insan Banu Özkan Tozluyurt,Selgin GB,Esra Aylin Akalın  bu güzel buluşmaya vesile oldu ve sonunda bu kitap ortaya çıktı.  " İmza Kızın "



22 Kasım 2012

1.Doğumgünü fikirlerinizi bekliyorum...

Bugün itibarıyla bizim evin prensesleri tam 11aylık oldular.Onlarla zaman o kadar hızlı geçti ki;karlı gecelerde sabah olsun aman yaz gelsin derken ilk doğumgünlerini kutlamamıza çok az zaman kaldı.

Evet ,tahmin edildiği üzere beni tatlı bir telaş sardı.Kızlarımın ilk doğumgünü benimse anneliğimin 1.yılını kutlamamızın heyecanını hissediyorum.

Doğum kadar özel bir duyguymuş bu,insan yaşamadan tahmin edemiyor tabiki!


Şimdiden başladım düşünmeye  pasta nasıl olmalı,şeker hamurundan mı ,
üç boyutlu mu ,ne giydirmeliyim etek mi elbise mi ,gelen davetlilere ne ikram etmeliyim ,geldiklerine teşekkür etmek için onlara ne tarz hediyeler hazırlamalıyım şeklinde uzayıp giden pek çok soru var kafamda ...



Lakin ilk olacağından biraz da tecrübe sahibi annelere kulak veriyorum ve onları dinliyorum







"Siz tecrübeli anneler minik kuzunuzun 1.doğumgününde neler yaptınız?"
 Bana fikirlerinizle yardımcı olursanız çok memnun olurum!

19 Kasım 2012

Defne ve Derin Beden Atölyesi'nde...

2009 yılında Suadiye'de açılan Beden Atölyesi, aslında bizim kendi atölyemiz diyebileceğim ,kardeşimden ayırmadığım sevgili kuzenim milli cimnastikçi  Ebru Karaduman'a ait özel bir cimnastik salonu.


Aslında buraya sadece cimnastik salonu demek doğru olmaz çünkü  isminden de tahmin edildiği gibi burası minik bedenlerin son derece profesyonel eller tarafından işlendiği ve içlerindeki gizli kalmış cevherlerin ortaya çıkarıldığı  gerçek bir  atölye!

Çocuk sahibi  olmadan öncede ziyarete gittiğimde  pembe ve mavi mayolarının içinde cimnastik yapan minikler son derece hoşuma gidiyordu ancak Defne ve Derin doğduktan sonra anne gözüyle  Beden Atölyesi'ne bakış açım , tamamen değişti!

Çünkü kuzenimin söylediğine göre  henüz 11aylık olmalarına rağmen bizim kuzuların hareket kabiliyetleri oldukça iyi ve esneklik konusunda  her geçen gün bizleri şaşırtacak aksiyonları var.Bu yüzden aşka gelip eve iki tane 2mx1m ölçüsünde cimnastik minderi aldım.
Üstelik yoğun çalışma temposuna rağmen kızları özleyip eve gelen çok çok özel bir de cimnastik hocamız olduğundan yürümeye ,yerden değil tavandan başlayabilirler!
Şaka bir yana anladım ki, bu tarz aktiviteler için gerçekten yaş sınırı diye bir kavram yokmuş !Defne ve Derin'i  pembe mayolarının içinde ,bir cimnastik grubuna dahil oldukları günü görmek için sabırsızlanıyorum!

Doğduklarından beri  sık sık ziyaret ediyorlardı bu atölyeyi ancak henüz keşfedecek kadar büyümediklerinden pek tadına varamamışlardı! İlk kez 15kasım perşembe sabahı arkadaşım Zeynep'in 19aylık yakışıklı oğlu Arasla birlikte oyun grubuna katıldık.
işte resimler;





 
 



 

 
Beden Atölyesi'nde minikler için temel cimnastik derslerinin yanısıra spor odaklı oyun grubu,kondisyon ve streching,bale ,dans gibi pek çok alternatif bulmak mümkün.
Ayrıca yetişkinler için de pilates,dans fit,
aikido gibi aktiviteler var.


Suadiye/Bağdat Caddesi merkez salon dışında Levent Tekfen Tower ve Ataşehir Mine Kayadır stüdyosu olmak üzere 2ayrı şubelerinde minikler için cimnastik dersleri devam ediyor.

Ücretsiz deneme derslerine katılmak ,konu hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz www.bedenatolyesi.com sitesini ziyaret edebilir ya da 0216 4455919 ve 0539 4548580 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

17 Kasım 2012

İkiz Anneleri biraraya gelirse...

 
 



12 kasım pazartesi bebekleri 0-12ay aralığındaki dokuz ikiz annesi Anadolu Yakasında buluştuk !
Ne mi konuştuk ?Çocuklarımızı  evde bırakıp gelmiş olsakta çorba tariflerini,uyku sorunlarını,ne kadar süt emdiklerini ve  tabiki bakıcı/yardımcı maceralarımızı!
İstanbul'daki ikiz anneleri olarak haftaiçi buluşmaya çabalıyoruz ve mümkün olduğunca bunu sürdürmek istiyoruz lakin bir ikiz annesini ancak başka bir ikiz annesi anlar!



Herkesin hikayesi birbirinden çok farklı ama hepsi mutlu ve pozitif ikiz anneleri!Şartlar ne olursa olsun şükretmeyi ve gülmeyi bilen anneler oldukları için herbirini ayrı ayrı takdir ediyorum.
Hikayesini anlatmak isteyen ikiz annelerinin neler yaşadıklarını yakında blog ta paylaşıyor olacağım takipte kalın!

14 Kasım 2012

Bu Odada Hayat Var!

 9 kasım cuma günü 11. Blogger Anneler&Babalar  toplantısı için bu kez Kanyon Avm B3 katında buluştuk.Toplandık ama toplantı yerine  "Hayat Odası" açılışı için!
Hayat Odası nedir derseniz aslında her avm de olan bir Bebek Bakım Odası ama bu odada diğerlerinden farklı olarak gerçekten hayat var!


 Çünkü anne ve bebeğin zorunlu ihtiyaçlarını giderirken rahat edebileceği oldukça geniş,tuvaletlerden uzak,içinde her türlü konfora sahip , tertemiz bir bebek bakım odası burası.İçinde su ısıtıcısı,bebek beşiği,mama ,bez,önlük ,temiz içme suyu vs..gibi pek çok ihtiyaç duyabileceğiniz ürün de annelerin hizmetine sunuluyor.

 

10 Kasım 2012

Uyku Meleği,melek gibi uyusunlar diye ne öneriyor?

03 kasım cumartesi günü Anneysen.com evsahipliğinde Uyku Meleği  Seride Samurkaş Karaç tarafından verilen 0-6 Yaş Uyku Düzeni Bozuklukları Seminerine katıldım.


 
Çocukları farklı yaşlarda olmasına rağmen uyku derdinden muzdarip pek çok anne pür dikkat uyku meleğinin ,uyku kalitesi için anlattıklarını dinledik!
 
Yaklaşık 2,5s süren bu seminerde Uyku meleği ,öncelikle kaliteli uyku için tüm  yapılması gerekenleri uyku hijyeni başlığı altında özetledi.
 
Uyku dostu bir oda nasıl olmalı ?
 
1.RENKLER
Kesinlikle dikkat çeken yani uyarıcı renk ve desenlerden kaçınmalı ve daha yumuşak tonlar tercih edilmeli
 
2.IŞIK
Parlak renkler ve  çok aydınlık ortamlarda bebek için uyarıcı olduğundan uykuya dalmasını güçleştiriyor bu sebeple ışık ayarı iyi yapılmalı ve sadece gece olduğunda oda karanlık olmalı!
 
3.SES
Bebeğin ilk 6aylık döneminde uykuya geçisişini kolaylaştıran, anne karnındaki ortamı hatırlatan seslere beyaz ses adı veriliyormuş  bu nedir derseniz aslında bu beyaz sesler halihazırda pek çok ailenin zaten bildiği sesler ;elektrik süpürgesi ,saç kurutma makinası,aspiratör  vb gibi...
Ancak 6aylık dönemden sonra beyaz seslerin alışkanlık yapmaması için yavaş yavaş bırakılması gerekiyor!
 
 
4.SICAKLIK
Bebeğin uyuduğu odanın sıcaklığı da en fazla 22 derece olacak şekilde ayarlanmalı ve
gerektiğinden fazla giydirilmemeli
 
5.YATAK ve ÇEVRE DÜZENLEMESİ
Uyku meleği bu başlıktan bahsederken" kimler dönence almadı? " diye sorarak başladı.Neredeyse 50annenin yarısından fazlası almadığını söyleyince aslında ne kadar doğru olduğunu şu şekilde anlattı;dönence vb gibi hareket eden renkli oyuncaklar bebeğin bedenini dinlendiren ancak beyine yeterince dinlendin uyumama gerek yok sinyali gönderen ve aslında uykusunu sabote eden gereçler olduğundan kesinlikle kullanılmamalı!

Eskiden kullanılan pamuk yataklar yerine kesinlikle sert olanların tercih edilmesini çünkü yumuşak yatağın içine kafası gömülen bebek,kafasını çevirip kendini kurtaramadığından malesef istenmeyen sonuçlara yolaçıyor!



7 Kasım 2012

AÇEV destekli " İz çocuk gelişim merkezi" nedir?

02 kasım cuma günü Mecidiyeköy'deki  Anne Çocuk Eğitim Vakfı  merkez ofisinde bünyelerinde hizmet vermeye başlayan İz Çocuk Gelişim Merkezi'nin tanıtımı için  bir sunuma davet edildik.




 




Yaklaşık 2saat süren bu sunumu, AÇEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayla Göksel,İz Çocuk Genel Müdürü Deniz Uyan Ay ve İz Çocuk Genel Merkezi Eğitim Programı Koordinatörü Filiz Uzuner'den yani ilk ağızlardan dinleyene kadar benim de pek çok kişi gibi bu merkezler hakkında ve Açev'in bu merkezler üzerindeki rolü hakkında en ufak bir fikrim yoktu.


 


Oluşum sürecinde yaşananları ve kuruluş amaçlarını dinleyince aslında pek çok annenin hep arayışı içinde olduğu  "kaliteli ve ulaşılabilir" anaokullarının şu an için İstanbul'da 2 şube ile varolduğunu öğrenme  fırsatı bulmuş oldum.

 AÇEV herkesin bilindiği üzere, 1993 yılından beri erken çocukluk ve yetişkin eğitimi alanında bilimsel eğitim programları geliştiren ,ihtiyaç sahibi çocuklara ve ailelerine sunan bir sivil toplum kuruluşudur.Aynı zamanda ülkemizde özellikle okuma-yazma öğrenimi ve anne-baba eğitimi konusunda yaptığı eğitim çalışmaları ile  pek çok kişide farklılık yaratan bir kuruştur.
 
 


Special design for Defne ve Derin by GeCe