Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

29 Aralık 2012

İkiz Gebelik Maratonum...

22.12.2012 cumartesi günü Prenseslerimizin 1.yaşgününü kutladık!
Ben de  "Anne" olarak geride bıraktığım ilk yılda neler yaşadığımı neler hissettiğimi yazmadan önce zorlu bir maratona benzettiğim ikiz gebeliğimi daha uzun ve detaylı yazmak istedim!



Yoksa tabiki beni en çok heyecanlandıran ve gururlandıran  kısım sağ resimde görüldüğü üzere kucağımı dolduran bu iki prensesin annesi olduktan sonraki kısım :))


Benim gebeliğimin öncesinde herhangi bir düşük ya da kürtaj hikayesi olmamasına rağmen gebeliğim kısmen riskliydi çünkü çoğul gebelikti ve bu  zaten başlı başına bir risk demekti herşey yolunda giderken her an bir sürpriz olabilirdi !

Evet ben kendimi hep pozitif sonuçlar olsun diye iyi düşünmek için şartladım !
Ama o kadar uzun ,heyecanlı  ve etap etap koşulması gereken bir maraton ki ikiz gebeliği; hakikaten damalı bayrağı görene kadar hep dikkatli olmak gerek çünkü her an herşey olabilir!
Ben bu kalabalık  yolculukta o kadar şanslıydım ki; maratona  her kontrolde beni rahatlatan,pozitif ve son derece güleryüzlü doktorum sevgili Harika Bodur'la başlayıp yine O'nunla bitirdim.

7.haftada iki kalp atışı duyduğumda neler hissetiğimi tarif edemem lakin kelimeler kifayetsiz kalır!O gün akşama kadar annemlere söylemek için zor sabredip size büyük  bir sürprizimiz var dediğimde muhtemelen hamile olduğumu tahmin ettiklerinden ,sürprizi bozmamak adına ben söyleyene dek sustular ve hiç soru sormadılar.
Ben de öncelikle bebek beklediğimizi söyledim tabiki çok sevindiler ama şimdi asıl sürprizi söylüyorum dedikten sonra ilk tepkileri şu şekildeydi ;annem şoka girdi,babam sevinçten deliye döndü,kardeşim bizi öptü sarıldı sonra bir daha öptü sarıldı özetle hepsi ne yapacağını şaşırdı!Ne de olsa sürpriz hamile olmam değil ikiz bebek bekliyor olmamdı :))

İlk 10 haftaya kadar kaybolan eş sendromu denilen ikizlerden birini kaybetme korkusu ya biri giderse kalsa daha mı iyi sorusu peki ben iki bebeği sağlıkla dünyaya getirebilecek miyim endişesi ....
ikisini birden kaybetmek yerine acaba biri gitse daha mı iyi diye düşünmüş olmanın verdiği suçluluk hissi derken bunu düşünmüş olmanın bile korkunç vicdan muhasebesi....
neyseki ben bu ilk ve en zor aşamayı  üç canlı geçtim.





Geldik 12.haftaya ,İkiz gebeliklerde ikili ya da üçlü tarama testi yapılmıyor onun yerine detaylı ultrason öneriliyor çünkü anneden alınan kanın hangi bebeğe ait değerler olduğu saptanamıyor bu durumda sonucun yanıltıcı olmaması adına yapılmaması çok daha hayırlı aslında!
Öncelikle kendi doktorum Harika hn sonrasında da bu konuda işinin ehli bir hekimin bana her iki bebeğimin de sağlıklı olacağının sinyallerini vermesi önemliydi.
Benim bu konuda  içim çok rahattı doktorumun hocası  aynı zamanda babamın can dostu ,1979 yılında beni doğurtan Prof. Dr.Atıl Yüksel, 12.haftada bebeklerimi kontrol etti  ve bana bu haftalar için herşey yolunda dediğinde rahat bir nefes aldım , ikinci etabı da geçmiştik!Ve her 15günde bir tekrarlanan doktor kontrolümüz bu sürecin sonunda artık normal bir tek bebek gebeliğinde olduğu gibi ayda bire düştü!

16.haftaya geldiğimizde birinin kız olma ihtimali yüksek olduğundan aslında ikinciyi merak ederek gittiğimiz kontrolde  iki prensesimiz olacağını öğrendik tabiki çıkar çıkmaz annemi aradım cinsiyetleri ne olursa olsun ağlamaya hazır annem,başladı ağlamaya sonrası tabiki ben de ...

Alışveriş için beklenen cinsiyet tespiti de gerçekleşince aslında hazırlıklara başlanabilirdi ancak ben bu konuda oldukça sabırlı davranarak kendimi gebeliğimin biraz daha ilerleyen günlerine dek tuttum!
Evet!ben gerçekten bekledim çünkü yine de bişeyler olursa ve ben elimde o aldıklarıma bakakalırsam endişesini kolay kolay atamadım üstümden ama ailedeki bayanlar sağolsunlar kendilerini tutamadılar ve ufak ufak hediyeler aldılar.

12.haftada geçmesi beklenen bulantı ve kusmalarım 16.haftayı geride bırakmış olmama rağmen bitmemişti çubuk kraker başucu ilacım haline gelmişti ama en azından gebeliğimde artık "belirsizlik" yerini biraz daha "sakin" bir sürece bıraktığından rahatladım ve  tatili hakettik artık  diyerek eşimle Antalya'da aldık soluğu!Neden Antalya?Çünkü beğendiğimiz ,sevdiğimiz kesinlikle rahat edeceğimizi bildiğimiz tesisler orada!
Tabiki temmuz ayında Antalya sıcağında mümkün oldukça sabah erken saatlerde ve güneşin batmasına yakın saatlerde dışarı çıktım!Sürekli kusmaktan acaba bebekler yeterince iyi beslenebilir mi diye de düşünmedim değil hani ama tatil bana yaramıştı ve döndüğümde tatilin en güzel yanı 2kg almış olmamdı!

Üçüncü etap 20.hafta; yani tek gebeliklerde üçlü test yapılan haftalarda  yine ikiz gebelere kan test yapılamadığından ileri düzey detaylı ultrason öneriliyor!Yine Prof.Dr.Atıl Yüksel 'in yanında aldık soluğu ve muayene sonrası etabı sorunsuz tamamlamış olmanın mutluluğuyla çıktık !
Bu seferki biraz uzun sürdü çünkü kızlardan biri (sonradan öğrendik ki o şimdinin inatçı Defne'siymiş ) ters pozisyonda olduğundan kısa bir yürüyüş turunun ardından ikinci bebeğinde muayenesi tamamlandı,ve şükürler olsun ki herhangi bir sorun tespit edilmedi.

Ekstra bir test ya da tanı yapılmasına gerek kalmadan rahat bir nefes almış olduk!Aynı zamanda evimizde yaklaşık bir aydır süren tadilat  1eylül itibarıyla tamamen bitmişti!Bir aylık bu süreyi annemin evinde geçirdiğimizden tabiki  benim keyfim oldukça yerindeydi!
Her ne kadar  3canlı olsam da  yine de son bir  kez daha güneşin tadına varalım diyerek eşimle birlikte  21.hafta sonunda bayram tatili için tekrar Antalya'ya gittik.Ve haftalardır  içimde büyüttüğüm minik meleklerimin çok belirgin kanat çırpışlarını ilk kez orada hissettim!
Neler mi hissettim?
Tabiki tarifsiz...
Son uçak yolculuğumda,iyice büyüyen göbeğim için THY 'nin  rapor sorması gayet normaldi çünkü henüz ben 28.haftalık olmama rağmen görüntü 1ay önden gidiyordu .

Gece bacaklarıma giren korkunç krampların kalsiyum eksikliğinden olabileceğinden şüphelenen doktorum kalsiyum takviyesine başladı sayesinde ben de gece rahat uyumaya başladım !

İlk günden beri bitmek bilmeyen bulantı ve  kusmalarım belki de sonbulur zannettiğim ve bu yüzden hevesle beklediğim 25.haftaya geldiğimde hiçbir şeyin değişmemesi adeta kabusum oldu diyebilirim.
Aslında önceki dönemde içtiğim demir haplarının da yan etkisi olabilir diye düşünülmesine rağmen artık anlaşıldı ki bu kusmalar artık ikiz gebeliğin cilvesi olmaktan çıkmıştı  ve belki de midemle ilgili bir rahatsızlığın sinyaliydi!

26.hafta sonunda ihtiyacımız olan büyük parçalar için sipariş vermeye başladık! İşte mobilya ,bebek arabası vs gibi ...En büyük korkum mobilya konusunda teslim tarihinde hayal kırıklığına uğramaktı ama şanslıydım ki korktuğum başıma gelmedi prenseslerimin odası tam zamanında teslim edildi.

Havalar çok güzel gittiğinden sürekli odalarını havalandırdık.Mobilyaların kokusunun bir an önce geçmesi için farklı önerileri denedim,türk kahvesi,sabun vs...gibi ama aslında en tutarlı yöntem tüm kapakları açıp  temiz havanın boya kokusunu alıp götürmesini beklemek .

30.hafta bittiğinde artık son düzlüğü tırmanmaya başmıştık!Hareketlerim oldukça kısıtlanmaya başlamıştı,gece uykuları sabah 4te son bulur olmuştu ,kıyafet bulmak kabusa dönmüştü ve ben hamile  eşofmanlarımla bütünleşmiştim adeta!

31.hafta tamamlandığında hastane çantamız hazır olsun diye her ihtiyacımı önceden aldım ve yerleştirdim!Kafamın ve içimin rahat olması için tabiki erkenden bebeklerin eşyaları da yıkandı ve ütülendi.

Doğum odasının süsleri,hediyelerimiz,ikram listemiz vs...tüm detayları düşünüp hazırlanarak günler geçiyordu ancak bulantı ve kusmaların hiç bitmemesi beni inanılmaz yormaya başlamıştı!
Bebeklerin genel sağlık durumlarında ve kilo alımlarında herhangi bir sıkıntı olmamasına rağmen ben resmen bulantılardan bitkin vaziyetteydim!

Tüm gebeliğim süresince süt içemedim ,balık yiyemedim ve hatta balık yiyemediğim için bu dönemde balık yağı içerek takviye etmeye çalıştım.Sıcak mekanlarda durunca ya da sıcak içecekler içince hemen başlayan bulantı hissine malesef tüm gebeliğim süresince çözüm bulamadım!


32.haftayı doldurdurup 33.haftaya girdiğimiz gün çok kötü hissettim kendimi yorgun,bitkin ve karnımda bebeklerde fazlaca dönmeler tekmeler vs..uzandığım koltuktan kalkamadım bir türlü.

Açıkçası sona yaklaştığımdan normal olduğunu düşündüm ama o gece mide bulantısı ,kusma,ishal ve karnımdaki tuhaf hareketlerden birşeylerin ters gittiğini düşünüp acil e gittiğimizde bebeklerin durumunun iyi olduğunu ama bununla birlikte yola çıkmak üzere her ikisinin de başaşağı döndüğünü ve rahimde açılma olduğunu öğrendik!
Doktorumun uzunca bir süre evde veya hastanede yatman gerekebilir şeklindeki açıklaması ile erken doğum  ihtimaline karşı neler yapılabilir hepsi konuşuldu.
Tehlikeli bir viraja girdiğimizi hissetmiş olsam da malesef kolumu kımıldatacak halim yoktu.
Sonrası malum tahliller yapıldı ,bitkin vaziyette olduğumdan serum takıldı ve kusmayı durdurdular ;o geceyi ve bir sonraki geceyi hastanede geçirdim  nerdeyse her saat başı NST cihazına bağlayarak bebeklerin durumunu kontrol ettiler!

Dondurucudan çıkarılarak pişirilen ciğerin midemi etkilediği aynı zamanda kusma refleksinin rahimde açılmaya sebep olduğunu ve tüm bunların bebeklerin ters döndüğü güne denk gelmesi şeklinde yorumladı doktorlar!

Tüm gebeliğim süresince hiç aşermeden,tüm tehlikeli gıdalardan uzak durarak sakin bir dönem geçirirken ne diye o ciğeri yedim onu da halen bilemiyorum!

Neyse ki şans bizden yanaydı herşey yolunda gittiğinden akciğerlerin gelişimi için steroid ilaç uygulanmasına ya da rahimağzındaki daha fazla açılmayı engellemek için serklaj işlemine gerek kalmadan taburcu oldum.

İşte o geceden sonra yaklaşık 1hafta süresince doktorum mecbur olmadıkça dışarı çıkmamamı ,dinlenmemi ve sonraki hafta kontrole gelmemi istedi.

34.haftada herşey şaşırtıcı bir şekilde eski haline döndü!Evet iki bebek birden tekrar ters dönmüş, başları yukarıda ayakları ise aşağıdaydı.Sık rastlanır bir durum değilmiş bu çünkü bebeklerin boy ve kiloları gayet iyi olduğundan bu manevralar için alan aslında kısıtlıydı.

Kordon dolanması ya da her an doğum olabilir mi endişesine kapıldım bu sefer de ama neyse ki olmadı  ama 35.haftanın başında kendimi yine kötü hissettiğim bir sabah hastaneye gittiğimizde  yapılan nst sonrası doktorum bana "hafif hareketlenmeler var ama merak etme bekleyecekler,seni üzmeyecekler 
bu saatten sonra doğmaları halinde sıkıntı olmaz onlar için ister gece ister gündüz ne zaman doğmak isterlerse başımızın üstünde yerleri var , zaten sezeryan olacaksın diye seni şuanda  doğuma almam uygun değil" diyerek beni rahatlattı!
Doktorlar geceyarısı yatağından kalkmamak için hamileleri zorla sezeryan doğuma yönlendiriyor ifadelerinin ne kadar boş ve nahoş bir genelleme olduğu da aklıma gelmedi değil hani!

Hastaneden çıktığımda hem rahatlamıştım hem de  doğum yaklaştı sinyalini almıştım !
Sanki ikiz bebeğe hamile değilmişim gibi fazlaca  dışarda dolaştığımdan doktorum hastane yörüngesinden çok ayrılmamı tavsiye etti!

36 ve 37.haftaları  da sağ salim tamamlarken benim hayatımda son durum şu şekildeydi ;gece uykularımın yerini merak ve endişe kaplamış,kesinlikle göğsümdeki baskıdan nefes alamaz hale gelmiş,midemin üstündeki baskıdan adeta yemeden tok uyanan ve buna rağmen kusmaya devam edebilen ,omurgası yamulmuş düzgün yürüyemeyen ,büyüyen göbeğimin çatlamasına engel olmuş ancak gerginliğinden kaşınmasına çözüm bulamamış vaziyette!Yani özetle çok zor durudaydım. 

38.hafta başında bu mühim yükü daha fazla "sağlıkla" taşıyamayacağıma karar vererek nahoş sürprizlerden korkarak doktorumun da onayıyla doğum zamanıdır dedim!

22.12.2011 sabahı epidural anestezi ile sezeryan doğumla saat 09.18de toplamda 5140kg ağırlığında olan ikiz kızlarımı sağlıkla dünyaya getirdim!

Doğum esnasında ağlamaktan uzun süre kendime gelemedim ama odaya çıktığımda resmen omuzlarımdan o kadar ağır bir yük kalkmıştı ki anlatamam!
Bitti dedim kendi kendime evet aslında herşey yeni başlamasına rağmen ,sağlıkla ikiz kızlarımı dünyaya getirebildim ,kendi adıma  uzun ve zor maratonu başarıyla tamamladım :))

Benim içimde iki minik kalple yaşadığım 38hafta işte böyle geçti ,hissettiklerimi kendimce yorumladım bu hadise kişiden kişiye tabiki değişir!

6 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsınız keyifle okudum. Allah ailenize sağlık ve mutluluk versin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler ,sevgiler :))

      Sil
    2. merhaba facebooktanda takipteyim benimde bir kızım var Rüya.kız anneleri çok şanslı olurmıuşşş bence sizzz çokk çokk şanslısınzz.2 güzel kızınız var..sizi takipteyim bende beklerimm
      http://kelebekkizim.blogspot.com/

      Sil
  2. İyi doğmuşlar, iyi ki size bu güzel duyguları yaşatmışlar:))
    Ben de şu an 2.gebeliğimi yaşıyorum 31.haftadayız. Yazdıklarınızı keyifle okudum ve size de maşallah diyorum 2 fotoğraf arasında önemli bir kilo farkı var sanki.
    Allah isteyen herkese bu duyguları nasip etsin. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet iyiki doğmuşlar!ben de her gün yeniden şükrediyorum bu güzellikler benim olduğu için :))
      Sorunsuz bir şekilde zamanı geldiğinde Sağlıkla evladınızı kucağınıza almanızı diliyorum
      iki resim arasındaki toplam kilo farkı 20kg :))
      o fark ta sağ resimde kucağımda işte ,sevgiler

      Sil
  3. nice güzel sağlıklı senelere olsun minik prenseslerin...Negüzel anlatmışsın inan sanki bende aynı şeyleri yaşamış gibi oldum okurken...

    YanıtlaSil

Special design for Defne ve Derin by GeCe