Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

9 Şubat 2014

İkiz Anneleri Anlatıyor 19 - Yasemin Tözeren

Bu pazar sabahında İKİZ HİKAYELERİ 'nde aslında pekçok kişinin sosyal medyadan da tanıdığı Ada ve Tuna'nın annesi Yasemin var!

İşte o resimlerdeki müthiş ikilinin  gebelik ve doğum sürecini bizlerle paylaşıyor!



1) İkiz bebek beklediğini ilk öğrendiğinde neler hissettin?Ailenle ve sevdiklerinle bu haberi nasıl paylaştın?

Aslında biz oldukça geç öğrendik ikiz beklediğimizi. Nerdeyse 10.haftayı geçiyordu. Ömer'le birlikte kontrole gittik.Doktorum esprili biri oldugu için ilk söylediğinde şaka yapıyor sandım. Ultrasonu hareket ettirdikçe farklı bebekler göründü ve o zaman tam bir şok yaşadım!

Ağlayarak gülmeye başladım. Eşimi tek çocuk için bile ikna etmem gerekmişti.
O anda bu kadarını kaldıramaz beni terk eder filan diye bile düşündüm ama o benden daha soğukkanlı karşıladı.
"Büyüyünce birbirleriyle oynarlar, biz de rahat ederiz" demişti ki şu anda bu öngörüsünün çok da doğru olduğunu düşünmüyorum:)
Herkesle hemen paylaştık. Herkes çok şaşırdı. Bu kadar geç görmesine doktorum da şaşırdı. Gitti ilk ultrason kayıtlarını tekrar inceledi, diğerinin kalp atışı bile duyulmamıştı!


2)İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor,senin gebelik dönemin nasıl geçti?Herhangi bir sorun yaşadın mı?

İkiz olduğunu öğrendikten sonraki hafta kanamam oldu.
Kontrolde doktor kanamanın bebekler ile ilgili olmadığımı rahimde kalan bir kan pıhtısından kaynaklandığını söyledi.Ancak bu da büyük bir riskti çünkü bu kanama plesantalara zarar verebilir ve erken doğuma sebep olabilirdi. O yüzden o haftadan itibaren doğuma kadara her hafta plesantayı güçlendirici bir iğne oldum.
Çoğul gebeliği internette okuduğunuzda bile görüyorsunuz ki riskli gebelikler kapsamına giriyor. Kanama ile aslında hiçbirşeyin elimizde olmadığını daha da iyi anladım. İkiz olması da ondan sonrası da Allah'ın takdiri.
Aslında çok vesveseli biriyim ama o gün benim miladım oldu ve hep pozitif düşünmeye başladım.
İnternette bile hep başarılı doğum hikayeleri okudum kendimi hiç dinlemedim.
Yemek yeme problemim oldu. 1 ay sadece tarhana ile beslendim diyebilirim. İkiz olduğundan hormonel değişimler çok daha sert olduğu için çok kustum, uzun süre yemeklerden hiçbir tat alamadım. Çok yorgundum. Bu durum 4. ayın ortalarına kadar devam etti.

5.ayda herşey çok güzel oldu. İnanılmaz bir enerji geldi.Mesela sadece tekiz olduğunu bildiğimiz dönemde Amerika'ya gitme planımız vardı ikiz olunca gitmesem mi diye düşündüm.
Doktorum da "git gez bi daha da 20 yıl başbaşa tatil yapamazsınız hem o zaman da yaşlı olacaksınız! Müze filan gezeceksen de çok yorma kendini ,eşin seni tekerlekli sandalyede taşısın" diyerek destekledi.
5 Aylık hamileyken eşimle 2 hafta Newyork' da harika bir tatil yaptık :)
Doktorumun tüm hamileliğim süresince bu pozitif yaklaşımı beni çok etkiledi. Geriye dönüp baktığımda zihnen rahat bir hamilelik geçirmemde onun çok etkisi olduğunu düşünüyorum.

16. hafta ile 35. hafta arası süper bir hamilelik yaşadım. İşi 32. haftada bıraktım, 34 haftalıkken halen araba kullanıyordum.

Son haftalar Ağustos sıcaklarına denk geldi. Karnım o kadar büyümüştü ki sırt üstü yattığımda bebekler göğsüme gelip nefesimi kesiyordu.
Yan yattığımda karnım çok geriliyordu. Oturarak uyumaya başlamıştım.

3) Kaçıncı haftada, ne şekilde dünyaya geldiler? Planlı mı yoksa sürpriz bir doğum mu oldu? Bebeklerin doğum kilolarını paylaşmak ister misin?

Doktorum bebekleri en geç 37. haftada alacaktı. O gün bayrama denk geliyordu ve 36+5'de anlaşmıştık.
Ancak 36. haftanın başında karnımda farklılıklar hissetmeye başladım. Ben fazla rahatlıktan bebekler yer değiştiriyor diye düşünüp acı çekerken aslında sancılarım başlamış haberim yoktu!
Sonra nişan geldi. Evi topladıktan sonra :) doktoru aradım ve bekleyelim nişan gelir gelmez doğuracaksın anlamına gelmez dedi.
Biraz daha kanamam olunca doktoru görmeye gittim o da panik yapma ama kendini daha iyi hissetmen için bu gece seni hastaneye yatıralım dedi
Daha önceden kararlaştırdığımız gibi 36+5'de epidural sezeryanla yavrularıma kavuştum:)

Kızım Ada 2150, oğlum Tuna 3050 gr doğdu.

Her ne kadar dışarıdan bakıldığına Buket Uzuner'in kitabından esinlenilmiş gibi gözükse de tam bir isim savaşı yaşadık Ömer'le.Benim içimde hep Ediz ismi vardı. Ömer Ediz ismini çok maskülen bulmadı. Onun bulduğu kız isimlerini ben beğenmedim. O da benimkileri beğenmedi. Hem birbirleri ile çok uyumlu olmasını istemiyorduk hem de hece sayısı tutsun istiyorduk.
Son haftalara kadar hiçbir isim üzerinde anlaşamadık. En son eşim Ada olsun dedi ben de iyi o zaman erkek ismi de Tuna olsun dedim.Ama Ediz ismi içimde kaldı :)
Şimdi herkes "ay ne güzel ben de kitabı okuduktan sonra çocuklarıma bu isimleri vermek istedim" diyor ama aslında bizimkinin o kadar romantik bir hikayesi yok.
Arkadaşlarımız sağolsunlar Ada ve Tuna için "Kumral Ada, Mavi Tuna" kitabını sevgili Buket Uzuner'e imzalatmışlar o da bize güzel bir tebrik kartı göndermiş.
Bizim için güzel bir hatıra oldu :)

4) Doğum sonrası "lohusalık dönemi" nasıl geçti ? Gebelikte aldığın kiloları verebildin mi?
Doğum yaptığım ilk gün herşey çok güzeldi. Sanırım ilaçlardan kafam çok güzeldi. Herşey tozpembe görünüyordu. Bu tatlı bebekler benim miydi?
Ancak doğumun ertesi günü çok zor bir gün geçirdim. Fotoğraf çekimi olmasına rağmen onu bile iptal ettim.
Çünkü Ada ağzı küçük olduğu için ememiyor, Tuna ise çok emmek istiyordu.
Sanırım tüm hayatım boyunca benimle olacak evlat adalet kantarı o gün ortaya çıktı. Tuna çok emerse diğerine kalmaz diye düşünüyordum. Bir yandan mama vermek istemiyordum.
Dolayısıyla ikisi de ağlıyordu. Sağmayı beceremiyordum bir yandan ameliyat ağrıları çekiyordum.
Hayatta herşeyi başarmaya alışmış biri olarak anneliği başaramayacağımı düşündüm. Bir an oldu ağlama krizine girip herkesi, annemi, eşimi çocukları odadan gönderdim ve uyudum.

Uyandığımda odada romantik bir akşam yemeği masası vardı. Ben Ömer hazırlatmış diye düşündüm ama meğerse hemşireler halime acıyıp bir jest yapmışlar.
Gerçi menüde bamya, kayısı suyu filan olsa da eşimle karşılıklı oturup yemek yedik ve o an benim iki bebekli durumumu kabul ederek mücadeleye devam etmekten başka bir opsiyonumun olmadığını idrak ettim.
Bebeklerin ilk 5 ayında sadece ve sadece onlara konstantre oldum. Hatırlıyorumda bir gün arkadaşlarım ünlü bir filmden bahsederken yeni bir restoran mı neredeymiş filan demiştim!
Sürekli gezen, evde çok vakit geçirmeyen biri olarak kafamı bu yönde programladığım için birşeylerden eksik kalmış gibi hiç hissetmedim.
Hamilelikte 18 kilo almıştım. Hastaneden çıkmadan tartıldığımda 10 kilo vermiştim. Kalan 8 kilo da hemen gitti.


5)Bebeklerin beslenme protokolü nasıldı? Anne sütü ,devam sütü takviyesi ???
İlk başlarda anne sütü verdim ama Ada'nın emme problemi vardı öte yandan Tuna çok emmek istiyordu. Sütüm yetmiyordu bu sebeple mamaya da başladık.
İlk 4 ay anne sütü ve mama ile devam ettiler. 4. aydan sonra meme emmek istemediler :( 
Süt pompası olarak medela kullandım.

6)Bebeklerin ne kadar süre senin odanda yattılar? Kendi odalarına ne zmn geçtiler ?ikisi aynı odada mı ayrı odada mı yatıyorlar?

İlk 1-2 hafta ikisi minik bir beşikte benim odamda yattılar.Ancak 15 günden sonra gaz sancıları ile beşikleri ayırdık. Annem 35 gün benimle kaldı. Dönüşümlü olarak biri onun yanında yattı. Ben emzirmek için uyanıp ikisini de besledim.
Kızım kolik olduğu için gaz problemi geçene kadar (4 ay) ayrı yattılar.
Şu anda ikisi aynı odada karşılıklı yatıyorlar.


7)Sana göre "İkiz annesi" olmanın ,en özel ve en zor yanları nelerdir? İkiz annesi olduğun için kendini farklı hissettiren hadiseler yaşadın mı?
İkiz annesi olmanın en zor yanı seni aynı anda isteyen iki bebek olunca yaşadığın yetersizlik.Bu durumda hak geçmesin diye bazen birini bile kucağına alamıyorsun.
Onun dışında tabi ki zorlukları var ama senin gözünün içine aşkla bakan 2 çift göz var ya işte o paha biçilemez!
Bebek doğurmak başlı başına bir mucize iken tek bedenden iki bebeği dünyaya getirmek inanılmaz özel bir duygu.

8)İkiz annesini en zorlayan mevzuda yani iki evladına da her anlamda eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı? Vicdan terazisi denen his sence gerçek mi?

Vicdan terazisi sürekli aktif. Katı gıdaya geçtiklerinde tartıyordum tabaklarını. Küçücük kaşıklarla sürekli tabaktan tabağa aktarım yapıyordum.
Ninni söylerken kaç tane "uyusun da büyüsün benim kızım" dediysem sayıp ona göre "uyusun da büyüsün benim oğlum" diyordum.
Birine ben yedirirken diğerine başkası yedirmişse sonraki öğünde yedirmediğime ben yediriyorum. Bunun gibi günlük hayatta artık otomatize ettiğim hassas dengeler var :)


9) Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse varmı ? Yardımcı çalıştırma konusunda ne düşünüyorsun?
Arada annem gelebiliyor sadece. Ücretsiz izin de alıp ilk bir yıl yatılı bir bakıcı ile birlikte ikisine baktım. İşe başlayınca 1 yatılı + 1 gündüzlü bakıcı ile devam ettim.Bakıcı konusu çok zor bir konu Allah hepimizi vicdanlı bakıcılarla karşılaştırsın diyorum.


10)İkizlerden sonra,sen özel yaşamına nasıl devam ediyorsun?İşhayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin?
Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?

1 yıl sonra iş hayatına döndüm. İşe dönmek, biraz evden uzaklaşmak bana iyi geldi. Artık çocuklarla daha kaliteli zaman geçiriyorum.
İşim yakın olduğu için sabah 1 saat, akşamda 2.5- 3 saat vakit geçirebiliyorum. Çocuklar 9 gibi uyuyorlar.
Ondan sonra da sinema, yemek vs planlayabiliyoruz.


11) İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya,kalabalık bir masaya oturmaya ve birden fazla çantayla dışarı çıkmaya hatta araba yolculuğuna ,tatile ,her türlü seyahate adapte olabildin mi?
Beni en çok uykusuzluk zorluyor. Aynı anda aynı ya da farklı talepleri olduğunda. Örneğin ikisi de kucakta gezmek istediğinde, ya da biri kitap okumak isterken diğeri beni başka odaya götürmek istediğinde halen ne yapacağımı şaşırıyorum.


12) İkizler için bebek arabası marka ve modeli tercihin nedir? İkiz arabası mı iki ayrı puset mi?

Hamileyken en çok araştırdığım şeylerden biriydi. Amerika'ya gideceğimiz için ordan almaya karar verdim. Türkiye'de de Bugaboo Donkey var çok güzel de çok pahalıydı bana göre.
Gitmeden yaptığım araştırmalarda Mountain Buggy almaya karar verdim ama oraya gidince fikrim değişti. Yanyana ama çok küçük bir pusetti ve materyal kalitesi iyi değildi.
Sokaklarda çoklu bebeklerin hep Tandem BabyJogger City Select Twin'e bindiğini gördüm. Kullananlarla konuştum ve onu aldık.
İlk başlarda maxi cosi anakucağı da monte olabiliyor iskeletine. Sonrasında da puset koltukları bağımsız istenilen yönde kullanılabiliyor.Biz çok memnunuz. Hatta ikiz sahibi arkadaşlarım bir tur versene muhabbeti yapıyor :)


13) İkiz sahibi olduğunu duyanların genellikle biraz şaşkın biraz da acıyan ifadeleri için ne düşünüyorsun?
Bu duruma gıcık oluyorum ve her defasında "Allah dağına göre kar verirmiş" diyorum. Evet zor ama bunu tekrarlamanın, acımanın kimseye de faydası yok bence.

14)"Tek çocuk hiç çocuk" cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Bu lafı bazen içimden, bazen de yüksek sesle söylüyorum. Ama birini alıp çıktığımda bebekle çıkmış gibi hissetmiyorum :)
Ada 3 aylıkken yanağında birşey çıktı ve ben panik yapıp onu kaptığım gibi doktora gittim ve giderken şunu düşündüm "Tek bebekle çıkmak ne kolaymış".
(bizim çocuk doktorumuz izindeydi)
Sıramız geldi içeri girdim doktor kapıdan çıkıp bakındı. Siz tek mi geldiniz deyince evet ötekisini evde bıraktım dedim ama nerden ikiz olduklarını biliyor diye de düşündüm.
Meğer doktor dışarda anneanne/babaanne/baba gibi birilerini aramış. Genelde tek bebeği bile en az iki kişi getiriyor da deyince o zaman tek bebeği cebime bile koyup çıkabilirim diye düşünmüştüm :)
Tek bebek sahibi arkadaşlarım yanlış anlamasın tabiki tek çocuğun da zorlukları var. Gerçekten zor çocuklar da var ama ikiz olması bambaşka!

15) İkiz bekleyen annelere tavsiyelerin neler ?

Hamilelikte pozitif olsunlar. İnternette okudukları olumsuz bilgilerden uzak kalsınlar.
Üçünün tek bir vücutta oldukları o harika anların tadını çıkarsınlar.

3 yorum:

  1. Ada ve tunayı ig den takip ediyorum ve onlara bayılıyorummm😘şansları da kendileri gibi güzel olsun inşallahhhh🙏🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  2. allam onlar ne öle yaaa ısırmalıklar.

    bi deee seninkileriii benim için mıncıklasanaaaa ısırsanaaaa ama acıtmadaaan :))

    YanıtlaSil

Special design for Defne ve Derin by GeCe