Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

24 Şubat 2014

İkiz Anneleri Anlatıyor 23- Gökçe Torun Akçetin

İKİZ HİKAYELERİ 'nde gebelik ve doğum sürecinin yanısıra artık bebeklerin isimlerini nasıl seçtiklerini de paylaşıyor anneler!
Bugün aynı zamanda blog (erkenemekli.blogspot.com.tr )   yazan Mira ve Tuna' nın annesi sevgili Gökçe var!





1) İkiz bebek beklediğini ilk öğrendiğinde neler hissettin?Ailenle ve sevdiklerinle bu haberi nasıl paylaştın?

Tahlil sonucuna Acıbadem hastanesinin internet sitesinden bakmak için akşam olmasını beklemiştim.Sonuç negatif olabilir diye kendimi alıştırıyordum. Sonucu gördüğümde çok sevindim. Eşime durumu gösterince birbirimize sarılıp kahkahalar attık. Nihayet hamileydim. İki hafta kadar tek bebeğe sevinirken, bir sonraki kontrolde doktor ikinci keseyi görüp ikiz bebek ama heran herşey olabilir diyene kadar. Hem şaşkın hemde çok mutlu olmuştuk. Önce bir , sonra iki mutluluk. Aslında ilk ultrsonda farkettiğim ama kimseye söylemediğim ufak iz , ikinci bebeğimizmiş meğer.
Hemen annelerimizi arayıp mutlu haberi verdik. Ve uzunca bir süre ikinci bebeği kaybedebiliriz diye dua ederek geçti günlerimiz. Kilosu eksik olan kızımızdı. İşte O ,gizlenmiş ikinci bebekti ailemiz rüyada gibiydi.


2)İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor,senin gebelik dönemin nasıl geçti?Herhangi bir sorun yaşadın mı?

Harika bir hamilelik geçirdim. Çok yoğun çalışamama rağmen 26.Haftaya kadar mutlu mesut sıkıntısız bol bol uyuyarak dikkatli ve sağlıklı beslenerek, mutluluğu onlara da yaşatarak geçirdim. Her akşam karnımı kremlerken müziği açıp konuştum onlarla dünyada yaşadığım ve yaşayacağımı düşündüğüm en güzel 36 haftaydı.
13. Haftada cinsiyetlerinin bir kız bir erkek olduğunu öğrenmek mutluluğumuzu taçlandırdı. Ne de olsa aynı anda iki canlıyı görme mucizesinin yanında, aynı anda iki ayrı cinsiyette evlat büyütecektik. Eşimin ve benim küçüklüğümü görmek gibi.Bebeklerimizin ayrıntılı ultrason kontrolünden sonra herşey iyi çıkınca oldukça rahatlayarak ilerledik. Ultrasonda çekilen resimlerde kız aynı benim yüzümü, erkek babasının yüzünü almıştı. Doğduklarında da bizi şaşırtmadılar. İkimizden birer parçaydıylar adeta! Kimse kavga etmesin , kız anneye oğlan babaya benziyor.
İkiz bebek beklemek her zaman acaba bir sorun var mı diye temkinli ilerlemek demek! Ayrıntılı ultrason kontolü elbette içimizi rahatlattı. Ayrıca kendimi üzmemek adına internetten sadece olumlu şeyleri okuyarak vakit geçirdim. Tekrar hamile olmak istermisin diye sorsalar  "severek" derim ama tabii büyütmek olmasa :)
28.Haftadan sonra çok yorulmaya başladım, bel ve kalçamın sol tarafındaki ağrıya ( sola yattığım için) dayanmak güçleşti. Doktorum bu  dönemlerde rapor vererek  evde dinlenmemi sağladı . Özellikle bu dönemler sularının çok azaldığı zamanlardı zaten bu  haftadan sonra fazla kilo alamadılar.Onların yerine ben aldım.Bu dönemde  uyurken mide yanmaları ve adeta boğulma hissi veren mide özsuyu öksürterek uyandırıyordu beni!
Yinede çok zorlanmadım diyebilirim. Dayanıklı ve oldum olası spor yapan biri olmanın,gebeliğimde çok  faydasını gördüm.
Omurgam, özellikle sırtımın güçlü olması. Pekte nazlı biri değilimdir.

30. Hafta uzatmadan doğum iznine ayrıldım. Bol bol dinlenip, evde bebek şekeri olarak keçeden anahtarlık, oda süsleri vs. yaptım. Alışverişi, eksikleri doğum çantasını tamamladım. 34. Hafta annem yanımda kalmaya başlayınca ufak tefek dışarı çıkıp gezdim bile.
Doğumda rahat etmek için, o zaman işe geri dönemeyeceğimi bilmeden  işimde benim yerime bakacak arkadaşımı oldukça iyi yetiştirdim. İsabet olmuştu.


3)Kaçıncı haftada, ne şekilde dünyaya geldiler?Planlı mı yoksa sürpriz bir doğum mu oldu? Bebeklerin doğum kilolarını ve isimlerine ne şekilde karar verdiğini de paylaşmak ister misin?

36. Haftada sürpriz bir şekilde , sezeryan doğum oldu. Bebekler karar versin doğum şekline diyordum. Bebekler hiçbir şekilde başaşağı dönmediler. 36 haftamda ,mayıs ayı olmasına rağmen çok sıcak bir günde metroyla kuaföre gidip geldim.
Aynı günün akşamında,eşime  kendimi çok iyi hissettiğimi hatta bebeklerin daha çok zamanı olduğunu söyledim ama o gece acil sezeryanla beni doğuma aldılar. Doğumda anında eşim yanımdaydı ve bu anı birlikte yaşamak harikaydı. O an anladık ki artık biz eski biz değildik!
Bebeklerle birlikte biz de adeta yepyeni bir dünyaya birlikte doğmuştuk. Herkes "çok küçükler" derken nedense bana iyi gelmişlerdi.Yaklaşık 2kg  doğdular.
13.haftadan itibaren karar vermiştik isimlerine. Yıllardan bu yana sevdiğim ,görkemli, gösterişli, bereketli anlamına gelen aynı zamanda Karaormandan doğup Karadeniz 'e dökülen nehir olan Tuna ismini oğlumuza ve sonradan karşımıza çıktığı için Latincede mucize anlamına gelen,yunuslara yol gösteren bir yıldızın ismi olan Mira ismini kızımıza seçtik. İsimlerinden memnun olurlar inşallah.


4)Doğum sonrası "lohusalık dönemi" nasıl geçti ?Gebelikte aldığın kiloları verebildin mi?

Lohusalık dönemim felaketti. Hastanedeki ikinci günümüzde bebekleri yoğun bakıma aldılar. Trombosit sayıları çok düşüktü. Hızla kilo veriyorlardı.Daha sonra acil olarak devlet hastanesinin yoğun bakımına sevkettiler. Yani bebeklerimizle eve dönemedik. Bu başlangıç beni çok etkiledi. Devamında da her  iki günde bir kan verip hastanede olmak , üzerine gelen kolik sancıları, oğlumda aniden çıkan fıtık nedeniyle acil ameliyatı derken lohusalık süreci uzadı.
Üç ay sonunda hayat normalleşmeye, çocukların dilinden anlamaya, sağlıkları iyi gitmeye ,kolik bizi terketmeye başladı ve benim lohusalık hüznüm gitti. Aslında 2,5 aylıkken yalnız bakmaya karar verip bir başımıza kaldığımızda tüm bulutlar dağıldı ve 3. ayda güneş doğdu.

Onlar hastanedeyken evde hep süt sağıp eşyalarını kokladım. O dönemde öyle çok ağladımki ağlamak artık normal oldu.Çünkü  uzun bir süre boyunca iki günde bir verilen kan değerlerindeki  azıcık yükselmeye  şükrederek ama aynı zamanda  da çok düşünce tekrar hastaneye yatma endişesiyle yaşadık.
Gazını çıkarırken bile sırtını pışpışlamamız yasaktı , her an iç kanama geçirme tehlikesiyle burun buruna yaşadık.
Tüm bu zorlukların yanında eşimin işi nedeniyle 4 yıllığına yurtdışına gitmemiz gerekiyordu. Bu nedenle bir yandan eşyalar toparlanıyor, bir yandan da ev ziyaretçilerle dolup taşıyordu. Bir daha uzun süre bizi göremeyecekleri için böyle olmasını biz istedik.Hem bebeklere alışmak hem emzirmeyle mücadele hem de lohusalık psikolojisi yanında bir sürü misafir gerçekten çok fazla geldi. Şimdi resimlerime bakınca ne kadar bakımsız ve yorgunmuşum diyorum. Yeni anneler ne olursa olsun en az iki hafta kimseyi kabul etmesinler.
Kilolara gelince bu kadar üzüntüye koşturmaya rağmen doğumda kaybettiğim 7kg dışında ,emzirdiğim sürece hiç kilo veremedim. 6. ay dolduğunda ise  rejim yapmaya başladım.
Elbette  süt yapsın diye içtiğim humana çayı, alkolsuz biranın da kilo almamda etkisi var. Şimdi yavaş yavaş kilo vermeye başladım.





5)Bebeklerin beslenme protokolü nasıldı?Anne sütü ,devam sütü takviyesi ???

Dört ay hem  emzirerek hem de sağarak biberondan anne sütü ve devam sütü takviyesiyle gittik.Dört aydan sonra oğlum memeden emmedi ona sağılmış annesütünü verdik. 5,5 ayda kızımda memeyi istemedi. İkisine de sağılmış anne sütü ve mamayı 6,5 aylık olana kadar devam ettim. Süt gittikçe azaldı, ek gıdayla birlikte anne sütünü yavaş yavaş bıraktılar. Ek gıdaya maşallah sorunsuz çok güzel bir şekilde geçtik



6)Bebeklerin ne kadar süre senin odanda yattılar?Kendi odalarına ne zmn geçtiler ?
ikisi aynı odada mı ayrı odada mı yatıyorlar?

Kolik olmaları sebebiyle kucakta çok sallanan bebeklerdi ama defalarca  gidip almam da gerekse kendi yataklarında yatırmaya gayret ettim. Üçüncü  aydan sonra aynı odada,kendi yataklarında yattılar. Birbirlerinin sesine ve başka seslere alışmaları esnasında çok sıkıntı çektik. Halen çok nadir de olsa birbirlerini uyandırıyorlar. Odalarına bir yatak koyup eşimle dönüşümlü  olarak orada uyuduk.ALtıncı aydan bu yana babyphone ile idare ediyoruz. Şuan yataklarından başka yerde uyumak istemiyorlar. Bu bence çok iyi. Özellikle gündüz uykularında bana zaman kalıyor. Hiç sallanmıyorlar, yataklarına koyup bende yanlarına oturuyorum, müziği açıp kendim kitap okuyorum onlarda uykuya dalıyor. Dile kolay gelse de buna alışmaları öyle kolay olmadı. Tek sorunumuz gece sık uyanmak o da zamanla düzelecek inşallah.


7)Sana göre "İkiz annesi" olmanın ,en özel ve en zor yanları nelerdir? İkiz annesi olduğun için kendini farklı hissettiren hadiseler yaşadın mı?

En zor yanı ağladıklarında tek başına kucağa alamamak. Bazen tek olmak istiyorlar. İkisini de alıyorum kucağıma ama yetmiyor. Kendimi kopyalamak istediğim anlar çok oldu.
En güzel anları birbirlerini keşfedip gülmeye,kendi dillerinde konuşmaya başlamalarını izlemek. Onlar kardeşten de öte."Şu dünyaya yalnız geldim!" lafını çürüten insanoğulları.
Birbirlerini göremeyince sıkılıyorlar. Sabahları gülüşüyorlar, sesleniyorlar. Bu manzara ömre bedel. Millet tek bebekle başedemezken ikisini tertemiz, mutlu, oyunlarla dolu,neşeli bir şekilde bu günlere getirdiğim için kendimi özel hissediyorum. Birlikte başardık diyorum."Allah güç kuvvet versin de kimseye muhtaç olmadan büyütebileyim " diye hep dua ediyorum.


8)İkiz annesini en zorlayan mevzuda yani iki evladına da her anlamda eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı?Vicdan terazisi denen his sence gerçek mi?

Önceleri çok yıpratıyordum kendimi. Sağılan sütü ikiye tam bölmek bile terazi usulüydü. Şimdi niyete bakıyorum hep . Ne zaman birini sevsem diğerini de anıyorum. "Seni çok seviyorum annecim, kardeşini de çok " diyorum yanımızda olmasa da anlamasa da. Onların herşeyden öte öncelikle  iyi dost olmaları için çabalayacağım.Umarım hata yapmam, onları üzmem bu konuda.


9)Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse varmı ? Yardımcı çalıştırma konusunda ne düşünüyorsun?

İlk iki buçuk ay aile desteği aldık. Ancak bu düşündüğümden daha zordu. Hepbirlikte yaşamak çok zor. Doğum sonrası bence bebek sadece anneyle kalmalı. Bu zamanda yardım etmek isteyenler , sadece anneye ev işleri ,yemek vs.gib  işlerde yardımcı olmalı.
Ben ne zamanki bebeklerimle  yalnız kaldım işte  o zaman gönlümden geçtiği gibi bakabildim onlara . Kendime ve bebeklerime güvenim geldi. İlk başta birkaç yardımcı ile görüştük. İçime sinmedi benden başka birinin evde olması beni rahatsız etti  bu sebeple o günden beri yalnız bakıyorum. Tabiki eşimin desteğini gözarda edemem. O olmasaydı yani  böyle bir baba olmasaydı yapamazdım!
Şu an 7,5 aylıklar maşallah tek idare ediyoruz. Gece uykularımız kötü olmasına ve çok yorulmama rağmen gittiği yere kadar böyle idare edeceğim. Hedefim 3 yaş , yani anaokuluna gönderene kadar tek bakabilirsem ne mutlu bana.


10)İkizlerden sonra,sen özel yaşamına nasıl devam ediyorsun?
işhayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin?
Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?

Doğum sonrası geçici olarak ülke değiştirmemiz gerektiği için bırakmak zorunda kaldım. Zaten aksi de çok zormuş. Çocuklara kendim baktığım için çok memnunum. Türkiye'de kalsaydık en geç 1 sene sonra işe başlayacaktım ve muhtemelen onların en güzel zamanlarını göremeyecektim. Oldukça yoğun çalışıyordum sanırım  devam etmem mümkün olamazdı .

İş hayatı zaten nankör benim maddi olarak  işi bırakma şansım vardı ve bıraktım! Tabiki çalışmak zorunda kalan anneleri çok iyi anlıyorum ama evde kalmak da yine çalışmak gibi büyük fedakarlık!
Eski hayatımızda yaşadığımız sosyal hayat tabiki mümkün değil. Daha farklı bir sosyal hayat yaşıyoruz.Akşamları erken yattıkları için  evde eşimle başbaşa zaman geçiriyoruz. Daha çok okumaya ve izlemeye yönelik. Her hafta mutlaka bir akşam yemeğe çıkıyoruz ama tabiki çocuklarla, artık dışarda onlarla birşeyler yemek o kadar zor değil. Biraz hızlı ve pratik olmak lazım sadece.
Başkalarına misafir olmak  yerine onları evimize  çağırmayı tercih ediyoruz .Böylece çocuklar uyuduktan sonra gelen misafirlerle rahatça ilgilenebiliyoruz.
Anaokuluna başladıklarında tekrar çalışmayı düşünüyorum. O zamana kadar çocuklarımın büyümesine eşlik etmek, birşeyler katabilmek istiyorum. İlk üç sene çocuk gelişimi için çok önemli.
Gündüz çocuklarla birlikteyken kahve içmek halen bir büyük bir lüks. Hatta bazı günler ağzıma bir lokma koymadan akşamı ettiğim oluyor. Bazı günler de kitap okumaya bile zamanım oluyor. Tamamen çocukların keyiflerine göre değişiyor. Planlı programlı olmanın ve herşeyi saatli yapmanın çok faydasını gördüm.


11)İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya,kalabalık bir masaya oturmaya ve birden fazla çantayla dışarı çıkmaya hatta araba yolculuğuna ,tatile ,her türlü seyahate adapte olabildin mi?

Bir aylıkken yaşadığımız ülkeyi değiştirmek , bize hareket kabiliyeti kazandırdı. Tam bir kaostu, taşınma vs. Doğumdan önce pratik bir insanken şimdi bu konuda master derecesindeyim.
Sonrasında her duruma adapte olduk hatta çocuklarımız iki aylıkken tatile bile çıktık. Tabiki  eski tatilerdeki beklentilerimizi değiştirerek kendimize daha az eşya alıp önceliğimize çocuklara göre planlayarak!

Bazen evde otursam daha iyiydi daha az yorulurdum diyor insan ama yine de her fırsatta değişiklik yapmak lazım. İkizlere bakmak keyifli olduğu kadar elbette bir o kadar da yıpratıcı!
Alıştım desem de sadece o hazırlık aşamasının kalabalığı nedeniyle dışarı çıkmak bazen içimden gelmiyor. Fakat evde kalmak da çocuklara da iyi gelmiyor. Kendimi bu konuda zorlayarak  hemen hemen hergün kar kış demeden bebek arabasıyla çocukları gezdiriyorum.


12)İkizler için bebek arabası marka ve modeli tercihin nedir?İkiz arabası mı iki ayrı puset mi?

Tek başıma hergün çocukları dışarı çıkardığım için ikiz arabası olması gerekiyordu. Römer' in ikiz modelini kullanıyoruz. Almanya'dan aldık. Aldığımız bebek arabası oldukça hafif, bagaja sığıyor, özellikle dar olması çok iyi normal kapılardan bile geçiyor. Çünkü standart kapı genişliğinde, tekerlekli sandalye geçebiliyorsa bizde geçebiliyoruz. Şimdiye kadar giremediğimiz tek bir yer oldu. Hafif ve sürüşü çok kolay.
Ama yine de bazı eksileri var ;örneğin tek yönlü olduğundan kendime doğru çeviremiyorum.Anakucağı aparatı her ikisine birden takılamıyor bu özelliği nedeniyle uyuduklarında araba koltuğuna direk aktaramıyorum.Emniyet kemeri yenidoğan dönemi için uygun değil ayrıca bacaklarının olduğu kısım sabit dolayısıyla uyuduklarında ayakları aşağıda kalıyor

Şuanki arabamızdan bu saydığım nedenlerle çok memnun değilim ama alternatiflerde çok farklı değil. Tek bir marka var farklı olan ama ona da servet ödemek gerekiyor. Hergün en az yarım saat kullanıyor olsamda bu kadar çok para veremezdim. Biraz büyüdüklerinde elimizdeki modeli daha rahat kullanacağımı düşünüyorum.


13)İkiz sahibi olduğunu duyanların genellikle biraz şaşkın biraz da acıyan ifadeleri için ne düşünüyorsun?

Hiç acıma ifadesine rastlamadım. Genelde hayran hayran bakıyorlar. Bunda belki de bizim mutlu olmamızın etkisi var. Hatta biz pratik olunca çocuklar çok uslu şanslısınız diyen var, halbuki durum öyle değil.


14) "Tek çocuk hiç çocuk" cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Direk ikizlerle çocuk mevzusuna girdiğimiz için, tek çocuk çok kolay olurdu diye düşünüyorum. Yaşamayan bilmez ikiz çocuk iki çocuk bile değil. Üç çocuktan daha bile zor. Bazen arkadaşlar gece 3 defa kalktık diyorlar. Ne güzel diyorum.Çünkü biz  en iyi ihtimalle 8kez kalkıyoruz.

O yüzden tek çocuk az uyku, çok çocuk "uyku mu ?
O da ne? diyorum!


15)İkiz bekleyen annelere tavsiyelerin neler ?

Hamileliğin tadını çıkarıp bol bol uyusunlar, gezsinler. Sağlıklarına çok dikkat etsinler. Omega3 kaynaklarını sık tüketsinler. Ben bebeklerimin hızlı gelişimini hamilelikteki  iyi beslenmeme, huzurlu ve mutlu bebekler olmalarını ise hamilelikteki huzuruma bağlıyorum. Sonuçta O minik bebeklere siz bakacaksınız ,kimsenin hamileyken sizi üzmesine izin vermeyin.
Emzirirken de beslenmenize özen gösterin çünkü ben doğum sonrası üçüncü ayda magnezyum ve kalsiyum eksiği nedeniyle ellerimle birşey tutamaz hale gelmiştim. İşte bu sebeple ilk günden itibaren yediklerinize dikkat edin.
Özellikle ilk üç aylık dönemde mümkünse destek alarak aynı zamanda da  tüm yaşamlarını bebeklerine entregre ederek yaşasınlar zaten  sonrasında günden güne herşeyin daha da kolaylaşacağını bilsinler.
 İkiz sahibi olmak mucizeye tanık olurken, aynı zamanda da ciddi bir özveride bulunmak demek!

Pratik ve planlı davranırlarsa çok zor değil. Ben mesela hep aynı saatte uyuturum, aynı saatte yediririm, uyudular mı mutlaka dinlenir kendime zaman ayırırım.Etrafımızdaki  herkesede önceliğin  bebekler olduğunu öğrettik.

Mesela uyku zamanları asla misafir kabul etmedim, bir yere gitmedim. Dışarı gittiğimizde uykularını almış, yemekleri yanımızda hazırdı.Hayatımızı kolaylaştırmak için daha pratik yemekler yiyoruz, yemek pişirmeyi kolaylaştıracak ön hazırlıkları önceden buzluğa atıyoruz, ütü istemeyen kıyafetler satın alıyoruz.

Artık bavullarımızın sadece küçük bir kısmı bize ait. Seyahate çocuksuzken çıktığımız aynı bavul sayısıyla çıkıyoruz sadece önceliklerimizi değiştirdik. Hayatı ikiz anne babası olarak yaşamaya uygun düzenlerlerse çok zor olmayacaktır.

Mutsuz ikiz annesi görürlerse itibar etmesinler
Mucizeyi yaşayan ikiz annesi  ona gülümseyen iki çift gözle mutsuz olamaz, herşeyin kolay yolunu bulur!


0 yorum:

Yorum Gönder

Special design for Defne ve Derin by GeCe