Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

26 Mart 2014

İkiz Anneleri Anlatıyor 27-Özlem Şinik

Öğretim görevlisi olarak çalışmasının yanısıra bir yandan hem çocuklarıyla ilgilenen bir yandan da  ikiz ailelerinin tanışması ,buluşması ve irtibat kurabilmesi adına çalışmalar yapmak için kurduğu dernek çalışmalara büyük zaman ayıran bir ikiz annesi...
İKİZ HİKAYELERİ 'nde bugün üç çocuk annesi  Sıradışı Annelik Derneği kurucusu ,Ayşe ve Meryem'in  annesi sevgili Özlem var...


1) İkiz bebek beklediğini ilk öğrendiğinde neler hissettin? Ailenle ve sevdiklerinle bu haberi nasıl paylaştın?

Sene 2004, evliliğimizin 3.yılında bebek düşünmeye başladık. Ben yıllardır “inşallah ikizlerim olurum” diye bir şarkı tutturmuştum dilime. Doktor kontrolüne gittiğimde ultrasonda çarpan 2 kalp atışını halen hatırlıyorum ve çok duygulanıyorum. Doktorum, “Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz!” demişti. Bense sevinç gözyaşlarına boğulmuştum. Telefonla eşime, kendi aileme, eşimin ailesine ve kardeşime ikiz müjdesini vermiştim.

2)İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor. Senin gebelik dönemin nasıl geçti? Herhangi bir sorun yaşadın mı?

Hamileliğim, her ikiz hamileliği gibiydi. Mide bulantılarım çok olmadı ama yatakta dönmekte zorlandığım dönemler oldu. Bir de son zamanlara doğru tansiyon düşüklüğü oluşmuştu. Bu durum da başımın dönmesine neden oluyordu.

Gebeliğin son haftasında ise alerji olmuştum. Daha doğrusu, kızlar çok büyüdükleri için karaciğere baskı yaparak, asidin dışa vurmasına neden olmuşlardı. Bu nedenle de 2 gün boyunca göbeğim çok fena kaşınmıştı. Kükürtlü sabun tedavisi ile durumu hafifletmeye çalışsak da 1 tane alerji iğnesi vurulmak durumunda kalmıştım.Bunun dışında, kızlarımı 37. Haftaya kadar rahat taşıdım.




3)Kaçıncı haftada, ne şekilde dünyaya geldiler? Planlı mı yoksa sürpriz bir doğum mu oldu? Bebeklerin doğum kilolarını ve isimlerine ne şekilde karar verdiğini de paylaşmak ister misin?

Kızlarım 37. Haftada sezaryen doğum ile ailemize katıldılar. O gün zaten doktor kontrolüne gidecektim. Randevumuz öğleden sonraydı. Ancak kızlarım 9 Eylül sabahı saat 08.00 gibi dünyaya gelmek istediler. 09.09.2005 Doğum tarihleri de kendileri gibi ikiz.
Kızların suyu azaldığı için duruş pozisyonları farklıydı. Biri yukarıda diğeri aşağıdaydı. Bu da kızların sezaryen ile dünyaya gelmelerine sebep oldu.
Hamileliğin son zamanlarına doğru hastane hazırlıklarımız zaten yapılmıştı. Her şey hazırdı ama planlı bir doğum hikâyesi değildi. Planlı doğumu oğlumun doğumunda gerçekleştirdik. 2.2. 2012 tarihinde randevu ile bebek sahibi olduk!
Kızlarım, 2450 ve 2750 kiloda, oğlum ise 3800 olarak doğdular. İsimleri ise hazırdı. Eşim ve ben eski isimleri seviyoruz. Kızlarıma Ayşe ve Meryem gibi 2 eski ismi ,2 yeni nesle vermiş olduk. Oğlumun ismi de hem modern hem eski isim: Tarık oldu.


4)Doğum sonrası "lohusalık dönemi" nasıl geçti? Gebelikte aldığın kiloları verebildin mi?

Doğum sonrası lohusalık depresyonuna girdim. Maalesef, pozitif bir insan olmama rağmen böyle bir durum yaşadım. Çok şükürki çıkabilmeyi becerdik.

İlk çocuk ve ikiz olması, çalışan bir kadınken ev hanımı olmak gibi sebepler depresyona sürükleyen nedenler…
Bu durumu yaşamak da beni ikiz ve çoğul anneleri için bir şeyler yapmaya teşvik etti. 2011 yılında ikiz annelerine yönelik Sıra Dışı Hamilelik İkiz Hamileliği, Sıra Dışı Annelik İkiz Anneliği ile Türkiye literatürüne iki kitap kazandırdık. www.siradisiannelik.com sitemde de anneler ile bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunuyorum.2012 yılında ise Türkiye’nin ilk ve tek ikiz, üçüz çocukları ve aileleri için bir dernek kurduk. Tüm bunların sebebi sanırım lohusalık depresyonu…

Oğlumun doğumunda ise lohusalık dönemim harika geçti. Bilgi tecrübe birikimi ve evdeki yoğunluk, tek çocuk olması gibi nedenler, depresyon gibi bir durumu hiç aklıma getirmedi!
Doğum sonrasında, doğum öncesindeki kilomdaydım. 55 kilo hamile kaldım ikizlerden sonra da 55 kiloydum.
Oğlumda da çok kilo almadım. Şuan 3 çocuk annesi olarak 64 kiloyum.


5)Bebeklerin beslenme protokolü nasıldı? Anne sütü, devam sütü takviyesi?

Kızlarımı 14 ay, oğlumu 13 ay emzirdim. Oğlumda 6 ay sadece anne sütü kullanmışken ikiz kızlarımda doğumdan itibaren mama takviyesinde bulunduk.

6)Bebeklerin ne kadar süre senin odanda yattılar? Kendi odalarına ne zaman geçtiler?
İkisi aynı odada mı ayrı odada mı yatıyorlar?

Kızlarım ile 1 yaşına kadar aynı odaydık. Sonra odalarımızı ayırsak da uyandıklarında onları bizim yatağımızda bulduk. 2 kişilik yatağı çoğu zaman 4 kişi olarak paylaştık.Kızlarım aynı odadalar. Ranzada altlı üstlü yatıyorlar. Kendilerine göre alt kat, üst kat seçimi yaptılar. Herkes halinden memnun!

7)Sana göre "İkiz annesi" olmanın, en özel ve en zor yanları nelerdir? İkiz annesi olduğun için kendini farklı hissettiren hadiseler yaşadın mı?

İkiz annesi olmak sıra dışı olmak demek!En zoru, aynı anda anı x2 yaşamak demek! Yorgunlukları x2, mutlulukları x2. Ancak kesinlikle ikiz oldukları için çok şanslıyım.
Özellikle tüketim toplumunda ikiz annesi olmak, büyük bir şans! 1taş ile 2 kuş vurmak bizimkisi!Benim gibi kadın akademisyenler için de ikiz annesi olmak kariyerine ara vermemek demek!


8)İkiz annesini en zorlayan mevzuda yani iki evladına da her anlamda eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı? Vicdan terazisi denen his sence gerçek mi?

Vicdan çok yapmıyorum! Şimdi de 3 çocuğum var. Biliyorum ki onlar için her şeyin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Onlar da bunu biliyorlar. Dolayısı ile maddi ve manevi tüm paylaşımları, anın getirisine göre değerlendiriyorum.
O an kızların ihtiyacı varsa kızlara, oğlanın ihtiyacı varsa ona bölünüyorum. Maddi yâda manevi olarak bölünüyorum. Kalan onların oluyor!


9)Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse var mı? Yardımcı çalıştırma konusunda ne düşünüyorsun?

İkiz kızlarımı ve oğlumu annemin ve babamın desteği ile büyüttüm. Zaman zaman babaanne desteği aldık.

Eğer bakıcı desteği almak zorunda kalsaydım:

  •  Çalışmazdım.
  • Kreş açardım
  • Bakıcının yanında bulunacak mutlaka birini isterdim (anneanne/ babaanne).
  • Kamera sistemi ile kısmen paronayaklık yaşardım sanırım.


10)İkizlerden sonra, sen özel yaşamına nasıl devam ediyorsun? İş hayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin? Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?

Kızlarım artık 9 yaşındalar. İkiz Anneliğinde 2 dönüm noktası vardır bence;
1. Üç yaşından sonra ikiz annesi olursunuz.
2. Çocuklarınız ilkokul 1. Sınıfa başladıklarında ikiz annesi olduğunuzu hissederseniz.

İlk üç yılınızın hayatınızda olmadığını düşünün sonrasında ikiz annesi olmanın tadına doyum olmuyor bence.Kızlarım 14 aylıkken çalışma hayatına döndüm. İyi ki dönmüşüm. Oğlumda ise bunun yarısı -tek çocuk oluğu için- 7 aylıkken iş hayatına döndüm. Kadın, çalışma sahasında uzak kalmamalı! Ancak çocuklarını da iş hayatından dolayı ihmal etmemeli. Denge insanı olmalı, ANNE.

Sosyal hayatıma çocuktan dolayı ara vermedim. Anneler, kendilerini toplumdan soyutlamamalı, çocuklarını topluma uyum sağlama konusunda topluma kazandırmalı!


11)İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya, kalabalık bir masaya oturmaya ve birden fazla çantayla dışarı çıkmaya hatta araba yolculuğuna, tatile, her türlü seyahate adapte olabildin mi?

Bu soru artık bizde oturdu. Biz beş kişilik bir aileyiz ve buna göre plan proje geliştiriyoruz.Yalnız, toplumda şöyle bir bakış açısı da var. İkiz+1 çocuk ile anne ördek ve yavruları gibi algılanıyorsunuz. Bir de ikiz kızlarımdan sonra neden çocuk doğurdum diye mahalle baskıcıları tarafından bir aforoz edilmediğim kaldı.


12)İkizler için bebek arabası marka ve modeli tercihin nedir? İkiz arabası mı iki ayrı puset mi?

Bence yan yana pusetler en iyisi. Arkalı önlü olanlar ikiz annelerinin ve babalarının kas yapmalarını sağladığı gibi bel fıtığı olmalarına da neden olabiliyor.
Biz Mclaren’in yanyana modelini kullandık. Gayette memnunduk. Oğlumda ise Chicco Light kullanıyorum. Harika bir puset!


13)İkiz sahibi olduğunu duyanların genellikle biraz şaşkın biraz da acıyan ifadeleri için ne düşünüyorsun?

İlk tepki “Vah vah tüh tüh…” Allah sabır versin. İkiz mi bunlar… Gibi sonu kesilmeyen sorular. Bu soruları da zaten Sıra Dışı Annelik İkiz Anneliği kitabımda komik bir şekilde dile getirmiştim.
Ünlü olmak kolay değil!
İkiz aileleri cazibe merkezi oluyor ve toplum tarafından hemen fark ediliyorlar. Bunun yüzeysel farkındalıktan daha çok işe yarar bir farkındalığa dönüşmesi lazım!Toplum, çoğul çocuk ailelerinin üzerinden yükü bir şekilde hafifletmeye çalışmalı! Sanırım bu da eğitim ile olacak.

14) "Tek çocuk hiç çocuk" cümlesi senin için ne ifade ediyor? Tekrar doğum yapmayı düşünür müsün?

Bu cümle kesinlikle doğru! Tek çocuk ve ikiz çocuk sahibi bir anne olarak ikisini kıyaslarsak, elbette anneliğin tadını tek çocukta varıyorsunuz. Çünkü ikiz anneliğinde ilk üç yıl bakıcılık yapmaktan anneliğe fırsat kalmıyor. Rutin bakımları X2 yapmak ayrı, X1 yapmak ayrı. X1 yaptığınızda kendi fiziksel ve ruhsal bakımınıza zaman kalıyor. Peki ya ikiz anneliğinde?

15)İkiz bekleyen annelere tavsiyelerin neler? Ya da eklemek istediklerin var mı?

İkiz anneleri, çocuklarını sabırla ve şefkatle büyütmeye çalışsınlar. Kafayı yememek için de kendilerinden çok fazla ödün vermesinler. Çocuklar çok çabuk büyüyorlar. Önemli olan onların sağlıkla ve sıhhatle büyümeleri…

Annenin beden ve ruh sağlığının yerinde olması çok önemli. Anne, huzurlu ve mutlu ise X2 bebek de huzurlu ve mutlu demek!
Bu arada anneler, “her şeyi ben yapacağım. Süper anne olacağım” moduna da çok girmeyip üzerlerindeki yükü baba, aile ve arkadaş desteği ile atmaya baksınlar derim.

16) "İkiz annesi olmak...." boşluğu nasıl doldurursun?

 İkiz annesi olmak, hayatı aynı anda iki kere yaşamak!



17) Kızlarının okul sürecinde herhangi bir sıkıntı yaşadın mı?Aynı mı ayrı sınıflara mı gittiler?


Bu ikilem için bilimsel kesin bir doğru yok. Aynı yada ayrı sınıf olayı, aile, ikizler ve okul sistemine göre değişiyor. Bizim için doğru olan ise kızlarımızın aynı sınıfta olmalarıydı. Kızlarım devlet okulunda okuyorlar ve bizim iki tane aynı kalitede öğretmen seçme şansımız maalesef yoktu ve ilkokulda öğretmen kavramı çok önemliydi.
Yaşadığımız sıkıntılar, kızlarım ana okulundan itibaren aynı sınıftalar. Yaşadığımız sıkıntı, kızlarımdan biri resim konusunda gayet iyi olduğu için onun resimleri her zaman panoları süslerdi. Kızımın ikiz kardeşi ise buna üzülür ve ağlardı. Bu dönemde onlarla çok konuştum. "Her insanın farklı yetenek ile doğduğunu ve bir puzzle gibi birbirimizi tamamladığımızı, insanın kardeşi ile gurur duyması gerektiğini, birbirimize destek olmamız gerektiğini...gibi konuşmalar ve farklı yeteneği olan diğer ikizi de bu anlamda var olan yeteneğini ortaya çıkartarak sorunları çözdük.

Kendim de eğitimci olunca, çocuklarımı asla birbirleri ile kıyaslamadım. Benim için önemli olan sizlerin sağlıklı, mutlu ve huzurlu bireyler olmanız. Başarı ikinci planda gelir" diyerek onlara her zaman bu bilinci vermeye çalıştım. Ayrıca başarılı olan kızımın başarılı olma nedeni düzenli çalışması, başarısız olanın nedeni ise ders çalışmamasıydı. Halbuki başarısız olan daha zeki.
Şuan üçüncü sınıftalar ve ileride sınıflarının ayrılacaklarını çok iyi biliyorlar.

Sınıf içerisinde de farklı sıralarda oturuyorlar ve farklı arkadaşları var. Teneffüste de kendi arkadaşları ile vakit geçiriyorlar.

Durum bundan ibaret! Ben de ayrı veli toplantıları, iki farklı öğretmen yöntemi ve sıkıntısı ile uğraşmamış oluyorum.


18) Kıyafet seçimlerini kendileri mi yapıyorlar? Şayet öyleyse aynı mı ayrı mı giyinmeyi tercih ediyorlar?

Kızlarımı doğuştan itibaren farklı giyinmeye alıştırdım. Dolayısı ile kıyafet seçiminde farklı giyinmeyi onlar da tercih ediyor.Kıyafetlerini kendileri de alıyor ben de alıyorum. Bazen "ikiz olalım" diyerek aynı kıyafet aldığımız da oldu.

Kızlar ve kıyafetleri önemli biliyorsun! Evde kıyafet kavgası da çıkmıyor değil. Özellikle bir tanesi süslenmeye çok düşkün!

19)Yedikleri ,içtikleri ya da yaptıkları herhangi bir şey için ikisi birbirine seçimleri ile ilgili müdahalede bulunuyor mu?

Bazen bulunuyorlar. Sen fazla yedin, bana bırakmadın! Hadi eşit paylaşalım! Bu senin bu benim, tam ortadan böl.... gibi kendilerine göre hayat paylaşımları var.

20)Fikir ayrılığı yaşadıkları noktada ,hakem olup arayı bulmayı mı ,yoksa tamamen tarafsız kalıp olayı kendilerinin çözmesini mi beklersin?

Genelde seyirciyimdir. Gerek olduğunda müdahale ediyorum. Gidin kendi sorununuzu kendiniz çözün! Neden böyle bir davranışta bulundun, kardeşine anlat gibi bilinçlendirmeyi onlara verdikten sonra bana şimdi çok görev düşmüyor. Eğer içinden çıkamayacakları bir durum ise karşılıklı konuşarak olayın artı ve eksilerine yer veriyoruz. Anneler hakem olmayı denememeliler. Değilse yargılanacak duruma kendileri düşecekler. 2'ye 1 olduklarını unutmasınlar!

5 yorum:

  1. Üçüncü bebeği isteyen bir ikiz annesi olarak yalnız olmadığımı bilmek beni mutlu etti. Kızlarım 20 aylık. Tüp bebek tedavisi ile hamile kalmıştım. Over reservi düşük olduğundan 3. Bebe planını çok erteleyemiyorum. Yine tüp bebek olacak ve evet üçüncüye ne gerek var baskısı hat safhada. Valla bu hafta doktor randevum var derdimi doktora nasıl anlatacağım deyi kara kara düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki 3.bebek için erken olabilir ama siz ve eşiniz istiyorsanız bence etraftan gelen baskıya kulaklarınızı tıkayabilirsiniz :)
      elbette bu zamanda tek çocuğun hem maddi hem manevi ihtiyaçlarını bile karşılamak zorken bu tarz söylemler duymanız mümkün ama önemli olan sizin ne hissettiğiniz bence :)
      sevgiler

      Sil
  2. Ben ikizlerimi tek başıma büyütüyorum, bakıcıya emanet etmektense mesleğimi bıraktım ve etrafımdaki "aaa Boğaziçinden mezun olup ev hanımı olunur mu yaaa?!" itirazlarına kulaklarımı tıkadım. Şimdi Özlem hanımın görüşlerini okuyunca verdiğim kararın bir kez daha doğruluğunu anladım. Şartlar ne gerektiriyorsa o yani...ötesi yok :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok yoğun bir çalışma hayatına ara verdim!
      Elbette imkanlarım buna müsait olduğu için bu kararı hiç düşünmeden verebildim ancak çocuğunu bakıcıya emanet eden ama çalışmak zorunda olan anneler için hep daha çok şans diliyorum!
      Ayrıca Boğaziçili bir anneden çocukların öğrenecek çok şeyi var :)
      sevgiler

      Sil
  3. Arkadaşlar öncelikle çocuklar çok çabuk büyüyorlar. tadını çıkartın ve annelik üniversitesinden mezun olmayalım, her daim öğrenci olalım inş.
    İkizlerden sonra kesinlikle doğurun. Yaşlandığınızda, geriye döndüğünüzde pişman olmamak için doğurun.
    tek çocuk hiç çocuk.
    ben de çok mahalle baskısı gördüm ama her gün oğluma iyi ki doğmuşsun diyorum.

    Sağlıcakla kalalım hep birlikte

    YanıtlaSil

Special design for Defne ve Derin by GeCe