Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

26 Mayıs 2014

Soma'nın ardından...

En son anneler günü öncesinde ,ticari kumpaslardan uzak bağış içeren  bir hediye önerisi için yazmıştım.
Sonrasında  öyle kara kara haberler gelmeye başladıki hani bırakın bloga iki kelam yazı yazmayı ,ağız tadıyla yemek yemeye gülerek uyanmaya hasret kaldık hepbirlikte.

Soma hepimizin yüreğini kavurdu adeta...
Olayın ertesi sabahı, tokat gibi yüzümüze çarpınca acı gerçekler  hepimiz kendi vicdanımızla hesaplaşmaya oturduk!Uzun süre ben Soma ile ilgili yazıları okumadım,okuyamadım ama şimdi içimdekileri karalamak istedim.Kimin neyi ne kadar umursadığından ziyade gidenler gitti,asla geri dönmeyecekler ama ihmaller ve yaşanan utanç bize kaldı orası kesin!
Yazacak çok şey var elbette ama en kısa ,en yalın haliyle ifade etmek gerekirse belki de tedbirsizliğin ölümü davet etmesi en acısı bu olayda...
Gidenlere kaza kurbanı yerine şehit denmesini anlayamamış olsam da yapılan maddi ve manevi yardımlarla umarım babasız kalanların ,eşlerini kaybedenlerin umarım bir nebze de olsa yaraları sarılır,acıları küllenir...



Ülkemizde tüm yeraltı ve yerüstü kaynakları devletin malıdır.Ancak devletin bu kaynakların tümünü kendi imkanlarıyla çıkarıp değerlendirmek gibi bir gücü malesef yok çünkü sadece maddi değil manevi olarakta inanılmaz bir güç gerektiriyor.
"Taşeron" tabir edilen kendi maddi ve manevi imkanlarıyla bu işin altından kalkabilecek  firmalara ,bu kaynaklar uzun süreliğine kiranalanıyor ve karşılığında hem kaynakların ülke zenginliğine kazandırılması hem de ekstra pekçok vergi elde edilmesi sayesinde farklı  kazançlar sağlanıyor.

Soma kazasında pekçok benzetme yapıldı;viraja girerken ayağınızı gazdan kesmezseniz ,binayı yaparken demirden çalarsanız  ya da ormanda kibrit çakıp arkanızı dönerseniz vb.....
Evet aslında bu benzetmelerle söylenmek istenen kazanın tesadüf değil neyazıkki göz göre göre geldiğiydi...

2007yılından beri açık maden sahalarında mermer üretimi yapan  bir firmanın ortağı olarak ,facia sonrasında gelen haberleri izledikçe iş güvenliği ve işçi sağlığının bu kadar hiçe sayılmasını benim aklım almadı.Herkesin televizyon programlarında çıkıp söylediği gibi; firmalar kendilerini denetleyen kurumlara ödeme yaparak bu denetimin devamlılığını sağlarlar!
Bu durumda patrondan maaş alan firmalar nasıl olur da hataları yüzlerine söyleyebilirler ya da deftere bu eksiliklikleri işleyebilirler ???

Evet! Doğrudur!Son çıkan yasa ile iş güvenliği ve işçi sağlığı için bağımsız çalışan bünyesinde yetkili maden mühendisi ve doktor bulunduran firmalardan denetim konusunda hizmet alınması zorunludur!
Üstelik bu yetkililerin atamasını firma yetkisi fiilen e-devlet şifresi ile girip sistemde onaylamalıdır!
Vardiya amiri olarak çalışan maden mühendislerinin yanısıra bu firmadan gelen maden mühendisi ve doktor sürekli işçilerin güvenliği ve sağlığını kontrol etmekle yükümlüdür.Üstelik gizlice baskın yapar gibi gelmesine de gerek yok çünkü zaten uyarısını yaptığında dikkate almazsanız defterinize bunu işler!

Ancak burada gözden kaçan, belki de bilinmeyen en önemli nokta siz firma yetkilileri olarak  bu denetimlerdeki uyarıları dikkate almak niyetindeyseniz bu işletme sahibi için süper bir otokontrol sistemidir!Çalışanların da bu sisteme dahil olup zaten en basit örnek olarak baretimi takmıyorum,güvenlik önlemlerine uymuyorum demek gibi bir lüksü kalmaz!
Yok firma olarak niyetiniz zaten uyarıları dikkate almak ,gerekli maddi ya da manevi düzenlemeleri yapmak değilse  bu noktada  kimsenin kimseyi suçlamasına gerek yok çünkü göz göre göre böylesine bir facia yaşandıktan sonra teknik nezaretçi defteri neden yazılmamış ,yok denetimi yapan firmanın uyarılarına uyulmamış çünkü işin bedelini patrondan alıyor denmesi bence boş ....

Meslek sınıfı "çok tehlikeli" şeklinde ifade edilirken zaten devletin müfettiş gönderip  sizi denetlemesini beklemek ne saçma bir mantıktır ilk günden beri halen aklımın almadığı nokta bu!!!Vicdan en büyük denetçi değil midir zaten ,ordan kazanılan paraya kan damlamışsa ne önemi var düşük maliyetin ya da daha çok üretim yapmanın...

Teknik nezaretçi ataması yapılmaksızın açık ya da kapalı herhangi bir maden ocağında üretim yapmak  zaten mümkün değil ,bağlı bulunulan Valilik çalışmayı durdurma yetkisine sahip!
Ayrıca her vardiyada maden  mühendisi çalıştırmak zorunlu evet ancak siz onların aldığı eğitime istinaden söylemlerine kulak asmayıp bildiğiniz yöntemlerle kazma kürek sallamak gayesindeyseniz ,maaşlarını ödersiniz ve ssk bildirgelerinde maden mühendisi çalıştırır vaziyette gözükürsünüz !Peki sonuç mu orasını tahmin etmek zor değil elbette ...

Bu liste ,koyduğunuz uyarı levhalarının görünürlüğünden ,baret takılmasından ,vardiya saatlerine ,işçiye verdiğiniz yemek kalitesinden içtiği suya ,dağ başında açık bir maden ocağında ya da kapalı bir kömür ocağında çalışan işçiye sunduğunuz konfora kadar uzar gider...
Ama toplum olarak kurallara uymayı sevmeyen ,hatta varolanları deşmek için elimizden geleni ardımıza koymayan bir mantığa sahip olduğumuzdan gelişmiş toplumlarda varolan "otokontrol" ve "özeleştiri" sistemine resmen fikren alışık değiliz!Sahip olduğumuz eğitim ve kültür seviyesi işte bu noktada neyazıkki hata veriyor...

"Bize bişey olmaz" diyerek üretim yapan bir işletmenin,Türkiye tarihine attığı kapkara imzayı seyredip duruyoruz günlerdir...Suçluyu ararken düşünüyorum da  ,belki de bu şekilde çalışmaya mecbur bırakılanların zamanında isyan etmesi gerekirdi birşeylerin değişmesi o canların yok pahasına uçup gitmemesi için...
Yaşam odaları ,temiz hava girişleri,oksijen maskeleri,tehlike sinyali veren sensörler vs ....Gidenler için çok geç ancak sağ kalıp kara elması işlemeye devam edecekler için ,bu üretimi yapan firmaların öncelikle otokontrol mekanizmasına hazır olup olmadığı denetlenmeli!
Aksi takdirde neyi nasıl denetlerseniz denetleyin ister devlet ister özel sektör kanalıyla ,minareyi çalan kılıfını hazırlar!


9 Mayıs 2014

Bence en güzel "Anneler Günü" hediyesi...

Daha önceki Anneler Günü'nde de yazmıştım;Anneler Günü kutlaması vs. iyi hoş ama olayın ticari boyutu malesef beni hep çok  rahatsız etmiştir!
Özellikle o gün yaklaşırken insanın gözüne sokulan reklamlar bence son derece sevimsiz!Elbette hediye alan kişiler için fikir vermesi açısından büyük  kolaylık olabilir evet ama evladını ve annesini kaybedenler için somut hediyelerin hatta o günün bile ben üzücü olduğunu düşünüyorum!

Buarada ben de adet bulsun diye hediye alıyorum ancak özellikle anneler gününde aldığım hediyenin maddi değerinden öte manevi değerinin daha üstün olması adına bazen bir buket çiçek bazen bir kitap almaya özen gösteriyorum.Örneğin  geçen yıl afilli kitapdan bir albüm hazırlamıştım kızlarımın resimlerden oluşan!

Bu yıl için halen hediye almamışken ,2gün önce aldığım emailde Darüşşafaka Cemiyeti'nin bağış karşılığı hediye sertifikaları hazırladığını öğrendim.Özellikle  "Anneler Günü’nde, annenize Darüşşafakalı öğrencilerin GÜLÜMSEMESİNİ armağan edebilirsiniz!" ibaresi beni çok etkiledi!

Ben bundan daha güzel bir hediye olamaz diyerek hemen  bağışımı yapıp sertifikamı aldım!Sertifika üzerine de  çok hoşuma giden  o ibareyi aynen yazdırdım :) 

En az 50tl tutarında bağış yaparak siz de başarılı öğrencilerin gülümsemesini annenize hediye edebilirsiniz!



Darüşşafa'nın konuyla ilgili mailinden diğer ayrıntılar şu şekilde ;

Bilindiği üzere 151 yıldır annesi veya babası hayatta olmayan çocuklara kaliteli bir eğitim ve anne şefkatiyle iyi bir gelecek hazırlayan Darüşşafaka, annelere özel hediye seçenekleri hazırladı.

Siz de annenize, bir çocuğun kaliteli bir eğitim almasına destek olarak bir gülümseme armağan etmek ve annenize en güzel Anneler Günü hediyesini sunmak isterseniz, Darüşşafaka’nın sizler için özel hazırlamış olduğu “Bağış Sertifikaları”ndan edinebilirsiniz.

Sertifikanızı sipariş etmek için www.darussafaka.org adresindeki online bağış sayfasını ziyaret etmeniz yeterli.

Ayrıca Kahve Dünyası’nın, Darüşşafaka çikolatalarıyla annenize tatlı bir gün yaşatabilirsiniz!

Darüşşafaka'nın kurumsal destekçisi Kahve Dünyası, Darüşşafakalı öğrencilerle el ele verdi ve onların çizdiği birbirinden güzel desenleri çikolata kutularına taşıyarak Darüşşafaka’ya özel çikolatalar üretti. Kahve Dünyası mağazalarında satışa sunulan bu çikolataların gelirinin bir kısmı Darüşşafaka’ya bağışlanıyor. Anneler Günü’nde annenize, Darüşşafakalı öğrencilere tasarımlarını ürüne dönüştürme mutluluğunu yaşatan Kahve Dünyası Darüşşafaka çikolatalarından hediye ederek onların eğitimine destek olabilir ve annenize tatlı mı tatlı bir gün yaşatabilirsiniz.

Darüşşafaka, sunduğu kaliteli eğitim, özen, sevgi ve şefkatle, öğrencilerin yaşamlarını değiştiriyor. Onların elde ettikleri başarılar, ailelerini, öğretmenlerini ve Darüşşafaka’nın hayırsever bağışçılarını gururlandırıyor. Bu hikâye, 151 yıldır devam ediyor.

Detaylı bilgi için: www.darussafaka.org


facebook.com/darussafaka
twitter.com/darussafaka
instagram.com/darussafakacemiyeti


Special design for Defne ve Derin by GeCe